nur

Keşke kimse bizden hiçbir zaman bir şey rica etmese, hatta bir şey istemese, ne bir tavsiye, ne bir lütuf, ne bir borç hatta ne de ilgi; keşke başkaları bizden kendilerini dinlememizi istemese, ne sefil sorunlarını, ne kendimizinkilerle tıpatıp aynı olan acı çelişkilerini, ne anlaşılmaz şüphelerini, ne kolaylıkla birbirinin yerini tutabilecek, artık hepsi yazılmış hikayelerini (anlatmaya çalışabilecek şeylerin yelpazesi pek geniş değildir), ne de eski adıyla kasavetlerini; kimde yoktur ki, yoksa da kim arayıp bulmaz ki; “Mutsuzluk bir icattır,” diye sık sık alıntı yaparım içimden, doğrudur da, meğerki dışarıdan gelen ve nesnel olarak kaçınılmaz belalar, bir felaket, bir kaza, bir ölüm, bir yıkım, bir kovulma, bir veba, bir açlık olsun ya da hiçbir şey yapmamış birine haince zulmedilsin; tarih bunlarla doludur, bizim kendi tarihimiz, yani henüz tamamlanmamış çağımız da öyle (aslında aranıp bulunan, hak edilmiş veya icat edilmiş kovulmalar, yıkımlar ve ölümler de vardır.) 
Sayfa 11
Böyle büyük bir ailede yapılacak, ilgilenilmesi gereken o kadar çok şey, farklı farklı ihtiyaçları olan o kadar çok insan var ki. Birinin acısını ve ıstırabını, diye düşünüyor Agnes tabakları kaldırırken, gözden kaçırmak öyle kolay ki; bilhassa o kişi sesini çıkarmıyor, mantarı sımsıkı takılmış bir şişe gibi her şeyi kendi içinde tutuyor, basınç gitgide artıyorsa.
Sayfa 152·Kitabı okudu
Kendimi dalların çatallandığı noktada otururken görüyordum, incirlerden hangisini seçeceğime bir türlü karar veremediğim için açlıktan ölüyordum. İncirlerin hepsini ayrı ayrı istiyordum ama birini seçmek ötekilerin hepsini kaybetmek demekti ve ben orada karar veremeden otururken incirler buruşup kararıyor, birer birer toprağa, ayaklarımın dibine düşüyorlardı.
Sayfa 84
Çekilen ıstırabın hatırası, asla yaşanan andaki kadar kötü gelmiyor insana herhalde, çok daha kötü olsa bile - ne kadar kötü olduğunu hatırlayamıyoruz çünkü hatırlamanın etkisi deneyimlemenin etkisinden daha zayıf. Orta yaşlı insanların kendi düşüncelerinin ve duygularının gençlerinkinden daha önemli oluğunu düşünmeleri de belki bu yüzdendir; gençliklerine ait duygularını hayal meyal hatırlarken o anki deneyimlerinin dünyaya bakışlarını şekillendirmesine izin verdikleri içindir.
Kendimi geliştiriyorum, diye düşündüm. Öyle akıllı olacağım ki kimse beni anlamayacak.