"Okuma Hastalığı ser levhalı makale şöyle başlıyor:
"Bütün medeni ülkelerde aynı şikâyet: Okumuyoruz. Ki taplar çoğaldıkça okuma sevgisi azalıyor. Ama, yine de bir çokları için okuma bir hastalık. Böyleleri incelemek, düşün mek, dinlemek, eğlenmek için okumaz; okumak için okur. Ne sanat heyecanı ararlar, ne zekalarını geliştirme emelin dedirler. Çok okurlar, ellerine geçeni okurlar. Sabırsızdır lar, sırtlarından bir yük atmak isterler sanki. Okuduklarını reddetmek veya tartışmak ihtiyacını duymazlar. Kitap kapa nir kapanmaz içindekiler unutulur. En büyük zevkleri kitap değiştirmektir.
Okumaktan hangi hakla söz ediyoruz? Okuma terbiyesin den önce, çok daha mühim, çok daha acil disiplinlere muh tacız. Böyle bir ruh hâleti içindeki insanlar nasıl, neyi okuya bilirler? Büyük bir yazarın tek satırını anlamaları imkânsız.
Kendini yığın hâline getiren bir millet pâyidar olamaz. Tek kaygısı para olan bir yığın yaşayamaz. Düşünceyi kü çümsüyoruz. Kitaba harcadığımız parayı, atlar için harca dığımızla kıyaslarsak, yerin dibine girmemiz gerekmez mi? Kitap sevene, kitap delisi diyoruz. Kimseye at delisi dediği miz yok. Kitap yüzünden sefalete düşen görülmemiş. At ug runda iflas eden edene. Cemil MeriçBu Ülke
4 defa Tefsiri hatim ettim. Henüz 5. Okumama başlamadım, sanırım biraz daha var başlamama. Her okumamda farklı kapılar açılması, maneviyatımı kuvvetlendirmeme vesile oluyor.