Uzayın içinde bitmeyen bir istektir insan. Kendi tasarın sadece ölümün üzerinde bir tasarı haline dönüşmemişse, gene de sana küçük bir mutluluk payı kalıyor demektir. ' Kararlı ölüm düşüncesiyle şair, bu küçük mutluluk payını da nasıl korumayı bildi' diyorsun kendi kendine. İntiharından önce yazdığı mektuplar bu mutluluğun payını taşıyor işte. Ölümün de verdiği bir mutluluk vardır; kuşkusuz kendi elinde tutuyorsan bu olasılığı.
Eylem hazırlığında
yakalandı
Lenin'in ağabeyi de
Çarın biri vurulsa,
yerini
bir başkası alır.
zulmüyle,
işkencesiyle
gelen gideni aratır.
Böylece
Aleksandr Ulyanov,
bir gece
Schlisselburg
meşalelerinin ışığında,
idam sehpasına
yürür ve asılır.
O zamanlar,
Vladimir İlyiç
yeni girmiş on yedisine,
bir yemin etti ki
artık dönülmezdi asla :
"Ağabey,
doğruluk savaşında
biz geçeceğiz
senin yerine
ve yeneceğiz.
Ama
başka silahlarla..."
Ahlaksal yargının, dinsel yargıyla ortak yanı : olmayan gerçekliklere inanmasıdır. Ahlak belirli fenomenlerin yalnızca bir yorumlanışıdır, daha doğrusu, bir yanlış yorumlanışıdır. Ahlaksal yargı da, dinsel yargı gibi gerçek olan kavramın, gerçek olan ile hayali olan arasındaki ayrımın bile henüz bulunmadığı bir cahillik basamağına aittir : dolayısıyla böyle bir basamakta "hakikat" denildiğinde, bizim bugün "kuruntular" dediğimiz şeyler tanımlanmış okur sadece.