Üzgünüm, ama yüreğim hafif, hüznüm aydınlık,
Hüznüm hep seninle dolu,
Seninle, bir tek seninle… Ve bu tasa,
Bu hüzün hiç acı vermiyor bana,
Ve kalbim yine yanıyor, yine seviyor, zira
Sevmemesi mümkün değil bu kalbin.
… hayatımın ilk yarısını bir başkası olmak istediğim için kendim olamadan, ikinci yarısını da kendim olamadığım yıllar için pişman olduğum için bir başkası olarak geçirecektim.
Sinemadan çıkan kalabalığın yüzünde bir hikâyeye gırtlaklarına kadar gömülebildikleri için kendi mutsuzluklarını unutan insanların huzuru vardı. Hem burada, bu sefil sokaktaydılar, hem de orada, içinde olmayı isteyiverdikleri o hikâyenin içinde.