Dreamer bana şu anda ki insanlığı; hipnotik bir rüya içinde mühürlenmiş ve sadece insafsız antagonistlerin tehditleri altında daimi olarak yaşayabilen bir insanlık olarak açıkladı.
Hiçbir politika,din ya da ideoloji, toplumu dışarıdan dönüştüremez. Sadece bireysel bir devrim, yeni bir ruhsal doğuş, her bir hücrede ve her bir insanda Oluş’un iyileşmesi bizi daha refah içinde, daha akıllıca, daha gerçek ve daha mutlu bir uygarlığa doğru yönlendirebilir.
Eşitlik iki eğilim üretir. Biri insanları doğrudan bağımsızlığa yöneltir ve bir anda anarşiye dek sürükleyebilirken diğeri daha uzun, daha gizli ama daha kesin bir yoldan köleliğe taşır.
Halklar bu eğilimlerden ilkini kolayca tespit eder ve ona direnirler;ikincisine ise fark etmeden kapılırlar;dolayısıyla bu ikinci eğilimi görünür kılmak özellikle önemlidir.