Senin yanında oturan anneye seninle ilgili sorular yöneltmek bir çocuk için daha tehlikesizdi ve anneye, “Babam nasıl?” diye sormak sürprizlere karşı korunmak demekti.
Bu dolgunlukla beraber aynı şiddette bir boşalma ihtiyacı duyuyordu: Ağlamak, katıla katıla ağlamak, ağladıkça sarhoş olarak ve kendini kaybederek ve hıçkırarak ve hıçkırıklarının sesini duyarak ve katılarak ve katıldıkça kendini toplayarak ve kendini topladıkça yeniden katılarak ağlamak
Adamın ona "sen" diye yumuşakça ve sevgi dolu hitap edişi onu büyülemişti. Tıpkı unuttuğu eski bir anının zihninde yeniden canlanması gibi adamı ne kadar sevdiğini hatırladı birdenbire.