Oh ! Hayat... Hayat... Zavallı insanlar! Müthiş bir kudret elinin içine attığı bir çirkefte, denetleyemedikleri olaylar zincirinin esiri olup yuvarlandıkları bir kabusta; sefaletierini, aşağılıklarını süslemek için birçok teselli vesilesi bulmuş, sebepler icat etmişler. Lacivert gökyüzünden, pembe güllerden, dalgalı denizlerden, mavi gözlerden bahsederler. Gamlarını bir şarap kadehinin içinde boğmak isteyen biçareler gibi kalplerinin, zihinlerinin zehirlerini hayaller içine dökerler. Heyhat! Bu hayal bütün zehirlerini atar! Hayat... O daima odur, hükümsüz, neticesiz bir rüya!