evvela bir ip geçiyor insanın eline. ipin ucu. bütüne ulaşmak için, asılıp yavaş yavaş çekmek gerekiyor. çözülen bir yumaktan ziyade, giyinmekten yıpranmış eski bir hırkayı sökmeye benziyor hatırlamak. Her an olmadık bir noktada düğümlenebilir ip. kopabilir oradan. Ve bir kere koparsa, bağlansa da aynı olmaz artık.
bazen bir kabahatin ardından kafasını duvarlara vurmaz her insan. ne yaptığını anlaması biraz zaman alır. sonrakiler çok daha kısa sürse de, o seferinde benimki yirmi dört sene aldı mesela.