Gerçekten çok iyi. Klişeleşmiş tek bir kahramanımız yok. Kitapta adı geçen nerdeyse herkes ana karakter.Yazarın karakterleri aşama aşama anlatması çok zekice. Karakterlere olan merakı bir an söndürmüyor aksine git gide arttırıyor. Grup üyelerinin birbirleriyle olan iletişimi çok iyi aktarılmış.ayrıca Kitapda buram buram aşk anlatılmadığı için çok mutluyum.Karakterlerin yaşadığı romantizm öylesine sade ve yeterliydi ki süslü anlatıma bile gerek kalmamış.(aslında kitapta romantizm yok gibi bir şey ama karakterleri tanıyınca bir bakışmanın bile romantizm olduğunu kabulleniyoruz).Ama gelelim kötü yanlarına böylesine dahine bir grup için yaşları biraz küçüktü . Kitabın başlarını okurken kaz'ı gayet yaşlı bir adam olarak hayal etmiştim. Sonrasında gerçek yaşını öğrenince şok yaşadım. Zaten çoğu olay olurken yaşlarını hep geri planda bıraktım çünkü diğer türlü pek inandırıcı gelemedi bana.Gelelim buz sarayına . Yazar keşke haritayla birlikte buz sarayının da taslağını koymuş olsaydı. Böylesi yapıları hele ki - kitapta ki olayları takip ederken- hayal etmek biraz güç olabiliyor.Tabiki bu benim fikrim çoğu kişi tamamen kendi hayal etmeyi seviyor.Sonunu da pek sevmedim.Buz Sarayında yaşanan onca şeyden sonra kimsenin zarar görmeden çıkması biraz yapmacık olmuş.Ama karakterleri her şeyiyle sevdim. Özellike Kaz'ın duygusal geçişleriş beni gerçekten heycanlandırdı. 2.kitabını yavaaaş yavaaaş okuyup bu serinin olabildiğince tadını çıkarmak istiyorum.
Çok iyiydi. Benim için çoğu fanstastik kitabın sorunu karakterlerin yapay olması. Tamamen olmasa bile karakterlerlerde gerçeklik payı çok fazlaydı . Yasadıkları ,söyledikleri,düşünceleri sizi karaktere sokuyor ve böylece kitabın akımına kapılıyorsunuz.Karakterlerin zamana bağlı değişimleri iyi aktarılmış.Düşünceler karakterler bir anda 180 derece değişmemiş. Konusu çok sıradısı degıl ama kurgusu karakterleriyle birlikte çok güzel bir şeye dönüşmüş.
kitabı okumayan varsa burayı okumasın derim çünkü içimi dökmem lazım. Bittiği zaman derin bir oh çektiğim okurken kendimi zorladığım kitaptır. Ben fantastik bilim kurgu kitaplarına bayılırım ki bunun da konusu iyiydi yani paralel evren ama felaket bir hikaye olmuş . Yazar sen ne yaptın ya ? Hikayenin başına gidelim Jenny var mı Alex var mı ? Yavrucum yaşadıgın yerin belediye başkanını soyleyeceğine telefon numaranı yada skype adını falan versen de hani gerçekte var mısınız yok musunuz anlasan . ama yok illa bayılmalı düşmeli telepatik konusacaklar. sonra alexin marcoya" jenny burda yok ama burda oldugunu soyluyor" faslında marconun bi anda ahanda biliydim kesin paralel evren diyerekten hikayemizin 'bilge kişisini' oynaması da ayrı bi komikti. Hani alex jenyyi basından beri marcoya anlatsa da bu süre zarfında kafasında bi şeyler oluşmaya başlasaydı daha iyi olurmus bence . Böyle bir anda vahiy inmiş gibi olmuş.Bide alexin ailesini saniyesinde karsına alıp kapıyı carpıp gitmesine ne demeli? gercekci degildi duygusuz bi moron gibiydi elektrosokta yesen kötekte yesen insan bi üzülmez mi ya ? Son olarak jenny ve alex askı. Hiç olmamıs be canısı. olmamıs yanı hıssedemedim bir şey .Daha kavustular mı derken bi anda o birbirlerinin her şeyleri oldukları aşkın içine düştük. Kitapta sevdiğim tek şey sonu oldu. Ama 2.kitabı okumak için yeterli olmadı.
Agatha bırak artık şu sophie nin peşini noluuur diye çok geçirdim içimden . Ama bırakmadı bırakamadı. okurken cidden gıcık oldum agatha nın surekli sophieyi kurtarmak istemesine ama sonradan mantıklı geldi ya. kim en yakın arkadaşının göz göre göre acı çekmesini ister ki. Bu yüzden Soman Bey'i bizi böyle düşünmeye yönlendirdiği için tebrik ediyorum. umarım 2.kitapta aynı güzellikte hatta daha iyisidir zira tek kötü kitap seriden soğutmaya yetiyor
Aşk için ölmeli o zaman aşk diyenlerin kitabı gibi. Çok sürüklenerek okumadım malesef. Ayrıca kapağa filmden fotoğraf koymak kitabın al benisini düşürüyor bence . Biran da okuyup bitirmelik değil ama
Bir GünDavid Nicholls · Pegasus Yayıncılık · 20106,7bin okunma