Aegish

Aegish
@nyxinsarkisi
You′ve got my body, flesh, and bone.. The sky above, the earth below..
Ftr ● bookstagram
Kıbrıs
istanbul
39 okur puanı
Mayıs 2022 tarihinde katıldı
8/10
·432 syf.··
2022 47. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2022 00:13
Kızın kafasına, adamla aralarında geçen diyaloglara bayıldım. Uyumları hoşuma gitti. Huxley ecük dengesiz biriydi. Bir sıcak bir soğuk yaptığı zamanlar oldu. Onu tatilde tanıştığımız insanlar kitabındaki çocukla shiplemeye karar verdim, enerjileri uyar gibi hissediyorum. Smut kısımlar tadında diyebilceğim aralığın bir tık üstündeydi o yüzden aşırı smutsever olmayan birini bayabilir diye düşünüyorum. Lottie okuduğum en kuduruk kadın karakterdi. Bıraksalar 7 24 cıbıldak gezebilecek bi havadaydı. Huxley de ona yakın bir kafada olduğu için birbirlerine uydular. Huxley'in kıza yaptığı özel uçaklı jestlere bayuldum. Umarım herkese zengin mahallelerinde gezerken zengin sahte/gerçek nişanlı bulmak nasip olur. Okurken güldüm, sardı, aktı, okunur.
1000Kitap
Sevimsiz Bir TanışmaMeghan Quinn · Ren Kitap · 20221,239 okunma
Aegish
Kitabı almayacaktım ama yorumun çok komik geldi alıp okuyacağım alamalamlama
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
1/10
·649 syf.·
2018 50. kitabı
Nereden başlasam, nasıl ilerlesem bilmiyorum ama son elli sayfayı okurken yaşadığım işkenceden sonra içimi dökmek zorundayım. Birinci kitap benim için faciaydı, yorumumu okuduysanız çektiğim acının her satırdan taştığını görebilirsiniz. Ciddi anlamda okurken zorlanmış, sinirlenmiş ve kitap bittiğinde derin bir nefes almıştım. Üç kitabı da en başta almak gibi bir hata yapmamış olsaydım, okumayı asla istemezdim ama elimdeler. Yaptık bir hata, bedelini ödüyoruz. İkinci kitaba başlarken bir parça olsun umudum vardı. Çünkü seri hakkında kiminle konuşsam bana ikinci kitabın en iyi kitap olduğunu, elinden bırakamadığını ve çok sevdiğini söylemişti. Hatta birinci kitabı ben de pek sevmedim ama iki öyle değildi falan yazan yorumlar da görmüştüm ve içimde küçük bir umut ışığı doğmuştu. Böylece sakin sakin okumaya başladım. Beni ilk delirten @dexpub çevirisi oldu. Öncelikle Türkçe ile bu kadar az bağları olması beni sinirlendirdi. Bir insan nasıl olur da "yabalamak", "tünik", "tıpışlamak" gibi kelimeleri bu kadar çok kullanabilir? Kitabın içinde o kadar çok geçiyorlar ki her gördüğümde kan beynime sıçramadı değil. TDK diye bir kurum ve ona ait güncel bir sözlük var. Ara sıra kullanılmasını tavsiye ediyorum. O yetmemiş gibi öyle kaba, argo, itici bir dil ki bazı yerlerde samimiyetle söylüyorum yüzümü buruşturarak okudum. Kabus gibiydi. Kitabı serserinin biri yazmış gibiydi. Orijinal kitap da bu dille mi yazıldı bilmiyorum ama eminim Sarah, "Döşü gıllı ossun!" gibisinden bir yazım tarzı da kullanmıyordur. Demem o ki kitabı sevecekseniz bile çeviriye sinirlenmemek çaba gerektiriyor. Hele de benim gibi redaksiyon konusunda takıntılı biriyseniz. Gelelim kurgumuza... İlk kitap için de söylemiştim, temeldeki ama aşırı temel böyle, çok temeldeki kurgu güzel. Kazan ile kurulmuş bir
Sis ve Öfke SarayıSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20204,675 okunma
Aegish
İlk kitabı bitirdim gerçekten cringelendiğim bir çok alanda oldu ama yan karakterler için okumaya devam edeceğim merak etmedim değil ajbaiabsisjja yine yorumun karşıma çıktı okumadan kendimi motive etmek için buraya giriyorum. Harikasın yemin ederim skabiabsjsj
2/10
·537 syf.·
2018 24. kitabı
Uzun zamandır okurken sinir krizi geçirdiğim, başımı duvarlara vurmak istediğim, içinde sevecek bir şey bulamadıkça goodreads puanını düşünüp bir mantık bulmaya çalıştığım bir kitap olmamıştı. Sevmediğim çok kitap okudum ama beni bu kadar sinirlendireni görmemiştim. Baştan söyleyeyim, kitabı sevenlere lafım yok. Yalnız bana fan girl modlarında gelmeyin, gelecekseniz de sorularıma cevap vererek yapın bunu, lütfen. Bana kitabı sebepsizce, sebepli ya da başka bir şekilde sevdiğinizi söyleyebilirsiniz. Bu sorun değil. Ama aşağıda yazacaklarımın kitapta olmadığını iddia ederseniz biraz gülerim. Yine de sevinirim. Zira bunlar benim yanlış anlamamsa ve bana doğru halini gösterirseniz benden çok sevineni bulamazsınız. Kitapla ilgili 35 bölüm boyunca sevdiğim bir yer bulamadım. Ne dil ne karakterler ne kurgu ne uyarlama ne herhangi bir şey bana mutluluk verdi. Bir şeyler olmalı, bu kadar sevildiyse eminim bir şeyler vardır diye düşünerek okudum da okudum. İşin aslı arkadaşımla birlikte okumasaydım bitiremeyebilirdim. Çünkü onunla kitap üzerine parodi sohbetleri yapmak, bu kitabın bana en çok mutluluk veren yanı oldu. 36. bölümden itibaren kitap hafiften canlandı, nihayet başı sonu birbirine bağlı birtakım olaylar meydana geldi de yarım bırakmayıp bitirebildim. O kısım da genel hatalardan muzdaripti ama en azından sıkılmadığımı, cinnet geçirmediğimi söyleyebilirim. Önce kurgudan başlayıp sırayla karakterlere sövmeyi düşünüyorum. Hazırsak başlayalım. Kitabın esas fantastik kurgusu güzel olmakla birlikte yazar bunu işleyemediği için gözümde bir değeri kalmadı. Kurguya dair en büyük hata kahraman anlatıcı tercihi olmuş. Bu da insanda acaba kendi kurgusundan çekiniyor mu, sorusunu oluşturmuyor değil. Kitabın en ahmak, en cahil, en sığ ve en boş karakterinin gözünden olayları
Edebiyat
Dikenler ve Güller SarayıSarah J. Maas · Dex Kitap · 20166,1bin okunma
Aegish isimli okura yanıt verildi
Aegish
Öyle mi o zaman hemen takibe başlıyorum günlük eğlence stoğumuda doldurdum sayende 🤭🤭
2/10
·537 syf.·
2018 24. kitabı
Uzun zamandır okurken sinir krizi geçirdiğim, başımı duvarlara vurmak istediğim, içinde sevecek bir şey bulamadıkça goodreads puanını düşünüp bir mantık bulmaya çalıştığım bir kitap olmamıştı. Sevmediğim çok kitap okudum ama beni bu kadar sinirlendireni görmemiştim. Baştan söyleyeyim, kitabı sevenlere lafım yok. Yalnız bana fan girl modlarında gelmeyin, gelecekseniz de sorularıma cevap vererek yapın bunu, lütfen. Bana kitabı sebepsizce, sebepli ya da başka bir şekilde sevdiğinizi söyleyebilirsiniz. Bu sorun değil. Ama aşağıda yazacaklarımın kitapta olmadığını iddia ederseniz biraz gülerim. Yine de sevinirim. Zira bunlar benim yanlış anlamamsa ve bana doğru halini gösterirseniz benden çok sevineni bulamazsınız. Kitapla ilgili 35 bölüm boyunca sevdiğim bir yer bulamadım. Ne dil ne karakterler ne kurgu ne uyarlama ne herhangi bir şey bana mutluluk verdi. Bir şeyler olmalı, bu kadar sevildiyse eminim bir şeyler vardır diye düşünerek okudum da okudum. İşin aslı arkadaşımla birlikte okumasaydım bitiremeyebilirdim. Çünkü onunla kitap üzerine parodi sohbetleri yapmak, bu kitabın bana en çok mutluluk veren yanı oldu. 36. bölümden itibaren kitap hafiften canlandı, nihayet başı sonu birbirine bağlı birtakım olaylar meydana geldi de yarım bırakmayıp bitirebildim. O kısım da genel hatalardan muzdaripti ama en azından sıkılmadığımı, cinnet geçirmediğimi söyleyebilirim. Önce kurgudan başlayıp sırayla karakterlere sövmeyi düşünüyorum. Hazırsak başlayalım. Kitabın esas fantastik kurgusu güzel olmakla birlikte yazar bunu işleyemediği için gözümde bir değeri kalmadı. Kurguya dair en büyük hata kahraman anlatıcı tercihi olmuş. Bu da insanda acaba kendi kurgusundan çekiniyor mu, sorusunu oluşturmuyor değil. Kitabın en ahmak, en cahil, en sığ ve en boş karakterinin gözünden olayları
Edebiyat
Dikenler ve Güller SarayıSarah J. Maas · Dex Kitap · 20166,1bin okunma
Aegish
Yorum o kadar iyiki 😂😂 allahtan ebook formatında indirmişim suan 1k küsür tanesi 200 tl yorumu gördüğümde böyle yorumlar bende ön yargı oluşturuyor ancak aynı zamanda seviyorum çünkü kitaba bir ilgi duyarak başlamışsınız kitap mükemmel olmasa da insanı çileden çıkartacak bir yapısı varsa okurum net 😂 yorum için elinize sağlık çok eğlendim okurken