Ama çare yoktu. Aklını süsleyen dehayı, sadakati ve cesareti, ruhunun tüm enerjisini sonuna kadar kullansa zamanın tekerini bir milim geriye döndüremezdi. Olmuş olan, gerçekliğin silinmez kalemiyle yazılmıştı bir kere. Ne acı ne de gözyaşı, geçmişin sonsuz defterine yazışmış olan gerçekleşmiş eylemin bir harfini bile silmeye yeterdi.