Le Prenom/İlk İsim 2012IMDB:7.3
Az oyunculu,sade tek mekanda geçen,fazlasiyla sahsi diyalogların olduğu ve kişilerin samimiyetinden sonra içsel hesaplaşmalarla dönen espirili sohbetin bir kisiler arasi hesaplaşmaya döndüğü tabiri caizse 'herkesin eteklerinde ne varsa döktüğü' bir aksam yemeğine döndü kimsenin yiyemediği bir akşam yemeği demek daha doğru olur.
Bazen samimi bir ortam bile olsa bir birleri ile her anini paylaşan,yılların geçtiği bir ilişkiler bile olsa gizli kalmiş bir şeyler illaki oluyor. Dişariya çıkması ise hazmedilemeyecek bir durum olsa bile hayatın akışında olan bir durum haline gelebiliyor.
Komedi dram aslında hayatımızın her anında var. Görmezden gelemeyiz. Bununla yaşayabilme sabrını, hatta bunlarla yaşamayı bilmeliyiz.
Her ikili veya meclis ortamındaki ilişkilerde mukemmeli aramak yerine, ne kadar kaliteli doğru dürüst davranabildiğimizin öz eleştirisini yapabiliriz.
Sanirim bu film biraz ayarlarınız ile oynayacak kesin ama kesin izleyin derim. Umarim.merak edip birisi izler. İzlerse çok sey kazanır izlemezsede bir sey kaybetmez farkındalığı daha az olir belki de o kadar..
Iyi seyirler sağlicakla kalin. Çok sey yazilir analiz edilir,eleştiri yapilir öyle bir film . Kitap gibi filmleri her zaman seviyorum...
📺->t.me/ordanburdantv/529
Bazı hikâyeler vardır…
başlaması hatadır,
bitmesi ise imkânsız.
Bizimki öyleydi.
Ne tam anlamıyla başlayabildik,
ne de gerçekten bitebildik.
Aradan geçen zaman…
hayatın üzerimize örttüğü bütün o “doğrular”…
hiçbiri seni içimden silemedi,
Sadece…
seni sessizliğe dönüştürdü.
İnsan zamanla alışıyor sanıyor.
Eksik yaşamaya,yarım kalmaya,susmaya…
Ama alışmak…
unutmak değilmiş.
Bunu en iyi ben öğrendim.
Bir gün…
her şeyin bittiğini anladığım anda fark ettim:
Sen hâlâ içimde konuşuyorsun.
("BEN DE SENİ SEVİYORUM"diyişin o ses tonun,kalbimin en ücra noktalarına işlenmiş,beynimde hiç durmadan esen bir rüzgar gibi ömür boyu benimle olacak)
Bir cümlede,
bir kitap sayfasında,
bir şarkının en sessiz yerinde…
Hep oradasın.
Ve ben artık seni kovalamıyorum.
Çünkü anladım…
Bazı insanlar hayatına ait olmak için değil,
sana kendini öğretmek için girer.
Sen bana sevmeyi öğretmedin sadece.
Kaybetmeyi de öğrettin.
HAYATIN KURALLARI
1. Insanlara beklediklerinden fazlasini ver ve bu isi yaparken kibar ol.
2. En sevdigin siiri ezberle.
3. Her duyduguna inanma,elindekinin hepsini harcama ve istedigin kadar uyuma.
4. "Seni seviyorum" derken inanarak söyle.
5. "Özür dilerim" derken karsindakinin gözünün içine bak.
6. Evlenmeden önce en az alti ay nisanli kal.
7. Ilk görüste aska inan.
8. Asla baskalarinin hayalleriyle dalga geçme.
9. Derinden ve inançla sev.Kirilabilirsin belki ama baska türlü de hayatini tam yasayamazsin.
10. Anlasmazliklarda dürüstçe savas. Isim verme.
11. Insanlar hakkinda konusulanlara inanip onlar hakkinda karar verme.
12. Yavas konus ama hizli düsün.
13. Eger biri sana cevap vermek istemedigin bir soru sorarsa gülümse ve "neden bilmek istiyorsun?" de.
14. Sunu daima hatirla ki büyük ask veya büyük yatirim daima büyük risk tasir.
15. Anneni ara.
16. Biri hapsirirsa "çok yasa" de.
17. Eger kaybedersen, aklini da kaybetme.
18. Üç "S" yi unutma: Saygi - kendine Saygi - baskalarina Sorumluluk - tüm hareketlerin için.
19. Küçük bir tartismanin tüm dostlugu mahvetmesine izin verme.
20. Eger hata yaptigini farkedersen, hemen onu düzeltmeye bak, bile bile devam etme.
21. Telefonda konusurken gülümse. Karsindaki sesinden gülümseyisini duyacaktir.
22. Konusmayi sevdigin bir erkekle/kadinla evlen. Yasin ilerledikçe sohbet her seyden fazla önem kazanacaktir.
23. Biraz yalniz kalmaya özen göster.
24. Yeniliklere açik ol ama ille de degismeye çalisma.
25. Sunu bil ki sessiz kalmak bazen de en iyi cevaptir.
26. Daha fazla kitap oku, daha az TV seyret.
27. Güzel, serefli bir hayat yasa. Yaslanip geri baktiginda kinci bir defa tadini çikarirsin.
28. Allah a güven - ama arabani kilitle.
Hayır incitmiyor ama sarsıyor müthiş birşey. Hayatımda böyle anlar var, bana ilitamı söyleyen arkadaşım, düğünüme uzaktan gelen bir hocam, bir müdürümün kendi işim için bana yardımcı olması.... Vallahi unutulmuyor. Umreye tek babam yollamıyordu, arkadaşım bana eşimle sen de gel gidelim demesi. Ve tabiki ilkokul öğretmenimin yüceliği. Sınıfta herkes beslenme saatindeyken ramazanda beni bahçeye yollaması. Bilmiyorum. İyilikten daha kutsal daha ulvi birşey var mı? O yüzden tüm iyilikler sadakadır buyurdu belki de Rasulallah sav.
Ayşen Şahin (Aksakal)
En çok tek mekanda geçen filmleri severim. Ortam değişmeden bir konu anlatabilmek için en az 90 dakika tartışılmaya değer bir konu, o tartışmayı dinlemeye değer kılan bir metin ve izlemeye değer kılan çok iyi oyunculuklar gerekir.
Bu tek mekan filmleri genelde bir felsefi tartışma ya da ezber bozma üzerine olur ve roller dengeli dağılır.
Bir kült olan "12 Angry Men"i bilirsiniz. 1957 yapımı bu film farklı karakterlerdeki mahkeme jürisinin "makul şüphe" üzerinden bir genci idama göndermek ya da beraat ettirmek arasında 180 derece değişen kararları üzerine kurulu ahlaki bir tartışmanın sahneye yansıması. Tüm film 8 numaralı jürinin "Peki ya?.." sorusunu sorması ve tartışmayı açması üzerine kurulu.
Bir diğer kült film de 2007 yapımı "The Man From Earth". Taşınan profesör arkadaşları John Oldman'ı uğurlamak üzere bir araya gelen 7 akademisyen, meslektaşlarını taşınma nedeni üzerine açıklama yapması için zorlayınca on dört bin yaşında olduğunu öğrenirler. Biyoloji, sanat tarihi, ilahiyat, antropoloji, arkeoloji, tarih gibi uzmanlıkları olan misafirler kendi alanlarındaki bilgileri ile bunun imkânsız olduğunu ispatlamaya çalışsalar da Oldman'ın cevapları bunun gerçek olabileceğini gösterir. Özellikle dinlerin ortaya çıkışını izahatı, tüm akademisyenleri dehşete düşürür. Senaristi Jerome Bixby'nin 38 senede tamamladığı, sinemanın en entelektüel işlerinden biri olarak tarihe geçen film, izleyiciye 89 dakika boyunca şu soruyu sordurur: "Peki ya?.."
2012 yapımı "Le Prenom"da #306668211, evde bir eş-dost yemeğinde geçer. Vincent, doğacak çocuğuna Benjamin Constant'ın 1816 tarihli aynı adlı romanının kahramanı olan Adolphe'un adını vermek isteyince yemeğin seyri değişir. Tartışmalar, yazılışı farklı olsa da bir çocuğun