İsmet Parmaksızoğlu'nun 1982 tarihli eseri Türklerde Devlet Anlayışı: İmparatorluk Devri (1299-1789), Türk tarihinin derinliklerinde yatan devlet felsefesini, özellikle Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşundan 18. yüzyıl sonuna uzanan dönemde ele alır. Kitap, Türklerin bozkır kökenli "atlı imparatorluk" geleneğinden, Akdeniz havzasında şekillenen çok uluslu bir "Akdeniz imparatorluğu"na evrilmesini merkeze koyar. Bu geçiş, Parmaksızoğlu'na göre, Türk devlet anlayışının temel taşlarını –eşitlikçilik, merhamet ve adalet– korurken, aynı zamanda iç dinamiklerin yarattığı ayaklanmalar ve karışıklıklarla yüzleşmek zorunda kalan bir süreci yansıtır. "Atlı imparatorluktan Akdeniz imparatorluğuna" ifadesi, eserin ruhunu özetler niteliktedir: Göçebe atlı kültürün dinamik, eşitlikçi yapısından, yerleşik ve deniz odaklı bir imparatorluğun karmaşık yönetimine uzanan bir dönüşüm.
Yazara göre eşitlikçi yapı, sosyal hiyerarşinin katı olmadığı atlı toplumlarda görülür: Savaşçıların eşit katılımı, toy (meclis) gibi danışma mekanizmaları ve zayıfın korunması gibi unsurlar, Türk idaresinin merhametli yüzünü öne çıkarır. Osmanlı'ya geçişte bu miras korunur; örneğin, fethedilen topraklarda gayrimüslimlere tanınan özerklik ve hoşgörü (millet sistemi), Parmaksızoğlu'na göre, bozkırdaki merhamet geleneğinin Akdeniz'e uyarlanmış halidir. İmparatorluk, farklı etnisiteleri eşitlikçi bir çatı altında birleştirerek, "pax Ottomanica" diyebileceğimiz bir barış düzeni kurar. Bu, atlı imparatorlukların hızlı fetih ve dağılım anlayışından, Akdeniz'in ticaret ve diplomasi odaklı dünyasına geçişte, Türklerin adaptasyon yeteneğini gösterir. Pax Ottomanica ile birlikte büyüyen merhamet, sadece bir erdem değil, devletin sürekliliğini sağlayan bir araçtır.
Sonuç olarak, Parmaksızoğlu'nun eseri, Türk devlet