Ozan

Ozan
Bir kütüphane, binlerce hayatın sığdığı ve sığındığı yerdir.
Muhasebe
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 22:57
Balkan Harbi tarihimizin stratejik muhasebesini yapmadığı ve belki de yapmak istemediği kahredici bir hadisedir. Balkan hezimetinden başka Türk tarihinde acziyetin, dalaletin, siyasi basiretsizliğin ve sosyal çözülmenin topyekûn tahribata uğradığı ya pek nadir görülmüştür ya hiç görülmemiştir. Üzerine uzun uzun düşünülmesi gereken ve her yönüyle stratejik analizler yapılıp dersler çıkarılması farz olan müstesna bir olay. Kitap çeşitli makalelerle olayın genel tablosunu çok güzel bir şekilde çiziyor. Tarihimizin altın parıltılarıyla dolu sayfalarından başka sayfaları da var. Balkan bozgunu sadece bir askeri felaket değildir. Aynı zamanda ve esasen bir iman, ahlak ve medeniyet kaybının yol açtığı manevi bir hezimet ve beşeri bir çöküntü halidir. Balkan felaketi, bizim için, okullarımızda kıyamete kadar okutacağımız iki dersten ibaret bir pedagoji hükmünde olmalıdır: 1- Toprağına ne kadar kök salmış olursan ol iyi savunamadığın bir vatanı nasıl kaybedersin... 2- Bir gün mecbur kalırsan eğer hangi akılsızlıklara, alçaklıklara ve hıyanetlere izin vermeyerek ve nasıl dövüşerek savunabilirsin vatanını ve namusunu... Ezcümle, 500 senede kazandığımız vatanımızın en değerli parçasını üç haftada utanç verici bir mağlubiyetle kaybettiğimiz dönemin askeri, sosyal ve kültürel psikolojisini aydın bir dost kaleminden yansıtan, henüz daha yasını bile tutmadığımız korkunç bozgunun hâlâ yapamadığımız ancak yapmak zorunda olduğumuz muhasebesine katkı sağlayabilecek bir eser...
Bir Asır Sonra Balkan SavaşlarıMustafa Çalık · Cedit Neşriyat · 201431 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Masal Kitabı veya Yönetim Bilimi Rehberi
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 00:00
Alice Harikalar Diyarında, kimileri için rengarenk bir çocukluk rüyası, kimileri içinse mantığın sınırlarını zorlayan bir kelime oyunu. Ancak kitabın içine, o meşhur tavşan deliğinden derinlere daldığımızda, karşımıza çıkan manzara bir masal kitabından ziyade, modern dünyanın karmaşasını çözümleyen bir yönetim rehberi gibi duruyor. Lewis Carroll takma adını kullanan bu kişi bir dahi. Buna eminim. Mr. Carroll hayal gücünü öyle bir seviyeye taşımış ki, yarattığı o absürt evren aslında bizim "kurumsal" dünyanın bir parodisi. Pek çok kişi bu kitabı fantastik bir macera masalı olarak okur, ama benim gözümde Alice, kurumsal dünyaya saf, arı-duru bir zihinle bakan biridir, tabir caizse tabula rasadır. Bu çok zekice... Şunları bir düşünün: 1- Beyaz Tavşan’ın o bitmek bilmeyen "Geç kaldım!" telaşı, verimsiz işleyen süreçlerin ve kötü zaman yönetiminin sembolleştirilmesi olamaz mı? 2- Harikalar Diyarı'nın yöneticisi olan Kupa Kraliçesi’nin "Vurun kellesini!" odaklı otoriter yönetim tarzı, korku kültürüyle yönetilen organizasyonların ne kadar kırılgan ve sürdürülemez olduğuna bir atıf olamaz mı? 3- Alice’in boyunu ayarlamak için mantarın iki tarafını kullanmayı öğrenmesi, kaynakları dengeli kullanma ve çevresel faktörlere uyum sağlama becerisinin, yani adaptasyonun, insanın iş ve sosyal hayatında önem arz eden bir unsur olduğuna dair bir simgeleştirme olamaz mı? Alice Harikalar Diyarında kitabının, sadece çocukların ufkunu açan bir masal kitabı değil; korku kültürüne dayalı hiyerarşinin anlamsızlığını, iletişimin pamuk ipliğine bağlı olduğunu ve hayal gücü olmayan bir mantığın ne kadar kısır kalacağını anlatan bir başyapıt olduğu kanaatindeyim. Bu nazarla okunduğunda çok daha anlamlı olacağını hatırlatmakla birlikte her yaştan okuyucuya tavsiye ederim.
Alice Harikalar DiyarındaLewis Carroll · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202128,6bin okunma
İdare Hukuku "Traité"
10/10
·3329 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
417 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 00:00
Prof. Dr. Kemal Gözler’in iki ciltlik İdare Hukuku külliyatı; bu disiplinin doğuşundan gelişimine, Türkiye’deki mevcut uygulamalarından hukuk felsefesine kadar uzanan muazzam bir entelektüel birikimin yansıması. Başından bakıldığında dipsiz, derin bir umman; sonundan bakıldığında ise uçsuz bucaksız bir vaha olan bu eser; iki cilt ve yirmi bölümde idare hukukunu tüm yönleriyle mercek altına alıyor. Doktrinden yargı içtihatlarına kadar uzanan zengin atıf yelpazesiyle alanında tam ve yetkin bir rehber niteliği taşıyor. Kemal Gözler’i okurken zihnimde beliren bir sorunun birkaç sayfa sonra, hatta bazen hemen yan sütunda yanıt bulacağını biliyorum. Bu durum hocamızla aramda güçlü bir fikrî bağın oluştuğunu gösteriyor ve aynı zamanda çok mutlu hissettiriyor. Hocanın "burada bir soru işareti oluşabilir" öngörüsüyle yaptığı açıklamaların, tam da benim sorguladığım noktalara temas etmesini, bir öğrenci olarak doğru yolda olduğumu teyit eden kıymetli bir nişane olarak görüyorum. Akıcı dili ve okuru içine çeken yapısıyla hukuk literatürümüzde eşi benzeri bulunmayan bu nadide eser, hukuki muhakeme yeteneğime çok olumlu katkılar yapmıştır. Hukuk felsefesine ve muhakeme yeteneğine önem veren herkesin okumasını tavsiye ediyorum. Kemal Gözler gibi bir değerin ülkemiz hukuk dünyası için ne denli büyük bir şans olduğunu bir kez daha inatla vurguluyor; müellifi olduğu 11. kitabını okumanın yüksek hazzını yaşıyorum. Hukuk dilime ve vizyonuma yön veren Kemal Gözler hocama, buradan bir kez daha kucak dolusu sevgilerimi ve sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.
Hukuk
İdare HukukuKemal Gözler · Ekin Yayın ve Dağıtım · 201914 okunma
Devlet İçin Eriyen Mum: Sultan II. Mahmud
9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2026 13:34
Yılmaz Öztuna’nın kaleminden çıkan Sultan II. Mahmud eseri, sadece biyografi değil; bir imparatorluğun uçurumun kenarından döndürülüş hikâyesidir. Öztuna, bu eserinde Sultan Mahmud’u sadece "modernleşmenin mimarı" olarak değil, şahsi konforunu devletin bekası için feda eden trajik ve azimli bir figür olarak kabul etmiştir. Öncelikle şunu söylemem gerekir ki; kitap, bana değişik duygular yaşatmıştır. Sultan Mahmud’un gerçekleştirdiği ıslahatların birer tercih olmayıp devletin hayatta kalma mücadelesi olduğunu her ne kadar çok önceleri idrak etmiş olsam da "nedenini ve nasılını" bu kitapla hissettim. Yunan İhtilali ile sarsılan taht, Yeniçeri Ocağı’nın kanlı tasfiyesiyle adeta bir varoluş savaşına dönüşmüş. Sultan Mahmud, Navarin’de küle dönen donanmanın acısından Kavalalı’nın ihanetine kadar her cephede inim inim inleyen koca bir imparatorluğu tek başına imar etmeye ant içmiş. Fikri ve maddi anlamda yapayalnız olan Sultan; masada diplomasiyle, sahada isyanlarla boğuşurken kendini ne dış dünyaya ne de uğruna eridiği milletine bir türlü anlatamamış. Tam 30 yıl 11 ay 4 gün süren bu ızdırap dolu saltanatın her anı devletin bekası, milletin salahı için tüketilmiş. Nihayetinde bu devasa stres ve bitmek bilmeyen keder bünyesini eritmiş; koca sultan, devleti ayağa kaldırma sevdasının bedelini verem hastalığına yakalanıp hayatını feda ederek ödemiş. Öztuna’nın anlatımında en etkileyici nokta, Sultan’ın devlet işlerindeki sonsuz sabrıdır. Yeniçeri Ocağı'nı kapatmak için tam 17 yıl sabırla bekleyen Sultan Mahmud, bu 17 yılda devlet erkanının zihni anlamda reformlara hazır olmasını, siyasi konjonktürün lehine dönmesini ve nüfuzunun çelikten bir yumruğa dönüşmesini ısrarla ve azimle beklemiştir. Dış baskılar, isyanlar ve iç ihanetlerle boğuşurken dahi bu hedefinden sapmamıştır.
Sultan 2. MahmudYılmaz Öztuna · Ötüken Yayınları · 2019176 okunma
Emperyalizme Karşı Küresel Bir Lider: Hangi Atatürk
8/10
·426 syf.··
Beğendi
·
2025 60. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2025 21:38
Attila İlhan'ın denemelerinden oluşan "Hangi Atatürk" adlı kitabı, Mustafa Kemal Atatürk'ün devrimci kişiliğini, anti-emperyalist mücadelesini ve vizyoner yaklaşımını derinlemesine inceliyor. İlhan, bu kitapta Atatürk'ü salt bir tarihi figür olarak değil, emperyalizme karşı küresel bir direnişin öncüsü olarak konumlandırıyor -ki bence bu çok doğru bir konumlandırma zira UNESCO 1981 yılını "Atatürk Yılı" ilan etme gerekçesini şu sözlerle açıklamıştır: Atatürk uluslararası anlayış, işbirliği ve barış yolunda çaba göstermiş üstün kişi ... sömürgecilik ve yayılmacılığa karşı savaşan dünyadaki ilk önderlerden biri ... eşi olmayan devlet adamı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusudur-. Atatürk'ün "müdafaa-i hukuk" anlayışı ve mazlum milletler hakkındaki ileri görüşlülüğü, kitabın omurgasını oluşturuyor; bu kavramlar, İlhan'ın denemelerinde Türkiye'nin kurtuluş mücadelesini evrensel bir kurtuluş manifestosuna dönüştürüyor aslında. İlhan'a göre, müdafaa-i hukuk doktrini, tam bağımsızlığın temel taşıdır; bu anlayış, ulusal egemenliği "kaybedilen herhangi bir alanda bağımsızlık yoksunluğunun tüm egemenliği yok ettiği" bir bütünlük olarak ele alıyor... Çok nadide bir kavrayış! Sonuç olarak, "Hangi Atatürk" kitabı, Atatürk'ün müdafaa-i hukuk anlayışını anti-emperyalist bir insancıllıkla birleştirerek, mazlum milletlere ilham kaynağı olarak resmediyor. İlhan'ın keskin kalemi, deneme türünden kaynaklanan samimi ifadeleri ve yöresel lafları ustaca nakışlayışı bu kitabı sadece bir tarih incelemesi olmaktan çıkarıp adeta sohbet havasına dönüştürüyor. Okuyucuya, Atatürk'ü dogmatik bir ikon yerine dinamik bir devrimci olarak yeniden keşfetme fırsatı veriyor.
Hangi AtatürkAttila İlhan · İş Bankası Kültür Yayınları · 20031,566 okunma