“Tıpkı başlangıçta kızılacak önemli bir şey olmadığı halde sinirlenen bir adamın kendi haykırışlarıyla tamamen kendinden geçmesi, şikayetlerinden değil de, giderek büyüyen kendi öfkesinden kaynaklanan bir şiddete kendini kaptırması gibi, ben de kederimin yokuşundan aşağı, hızlanarak yuvarlanmaktaydım, giderek daha derin bir umutsuzluğa gömülüyordum, soğuğun pençesine düştüğünü hissedip mücadele etmeye çalışmayan, hatta titremekten neredeyse haz duyan bir adamın donukluğu içindeydim.”