"Medenileştirme misyonu" duygusuyla hareket eden Avrupalılar başka toplumları sömürmenin ve kendilerine benzetmenin "beyaz adamın yükü" olduğuna inanmışlardı. Bu tarihi misyon, evrensel bir düzenin kurulması için zorunlu görülüyordu.
18 yüzyılın ikinci yarısında ivme kazanıp günümüze kadar devam eden "Batı'nın yükselişi", Batılı olmayan toplumların modernleşmesinden çok, sömürgecilikle çatışma, direniş, uzlaşma, asimile olma gibi farklı ilişki biçimlerinin öne çıktığı bir süreci ifade eder.