Puan vermedi·637 syf.··
2026 293. kitabı
Lev Tolstoy, Diriliş adlı bu anıtsal klasik romanında, zengin ve asil bir prens olan Nehludov'un, yıllar önce baştan çıkarıp felaketine sebep olduğu hizmetçi Katyuşa'nın fahişelikten mahkemeye düşüşüne bir jüri üyesi olarak tanıklık etmesiyle başlayan derin vicdan azabını ve ruhsal uyanışını konu alır. Yazar; mahkum olan Katyuşa'nın peşinden Sibirya'ya kadar giden bir adamın kefaret ödeme çabası üzerinden Çarlık Rusyası'nın adaletsiz yargı sistemini, kilisenin ikiyüzlülüğünü, aristokrasinin çürümüşlüğünü ve insanın ahlaki olarak yeniden doğuşunu sarsıcı bir dille işler.
DirilişLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,6bin okunma
7/10
·112 syf.··
2026 44. kitabı
Mısır Kanatır cezaevinde idama mahkum edilen bir kadınla yaptığı görüşmeden etkilenen yazar gerçekle kurguyu harmanlayarak bu kitabı yazar daha sonra kendisi de bu cezaevine girecektir.. Firdevs erkek egemen toplumda küçük yaşta istismara uğrayan bir kızın adım adım nasıl hayat kadını olmaya itildiğini konu alır önce amcası, sonra amcasının karısının zoruyla evlendirildiği yaşlı kocası evden kaçışından sonra yolda karşılaştıkları.. Kimi yardım edeceğini söyler kimi üstünden para kazanma derdindedir kimisi de kandırıp o an birlikte olma ortak nokta yaptıkları hissettirdikleri.. Firdevs tüm bunlardan kurtulup düzgün bir işe girer ve tüm zengin üst yöneticilerinin eve bırakma bahanesiyle yapmak istediklerini geri çevirir buda onu daha çok arzulanır kılar kendisi ise işyerindeki devrimci İbrahim'e aşık olur ta kii patronun kızıyla nişanlandığını öğrenene kadar.. hayal kırıklığıyla işten ayrılır ve yolda bir prens kendisine çok yüksek ödeme yapacağını söyler Firdevs tüm parayı yırtar ve prens kendisini öldürmesinden korktuğu için tutuklanır ve idama mahkum edilir..Kimseyle görüşmüyor ve devlet Başkanından af edilemeyi kabul etmiyordur ta ki idamından önce kendisi ile defalarca görüşmek istemiş olan psikiyatrist ile görüşene dek görüşür ve son yolculuğuna gururla gider..
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,3bin okunma
Reklam
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
Aziz Nesin’in "Bulgaristan’da Türkler ve Türkiye’de Kürtler" Kitabı Üzerine İnceleme Aziz Nesin adını duyduğumda, onun haksızlıklara karşı nasıl bükülmez bir iradeyle mücadele ettiğini, toplumsal çarpıklıklar karşısındaki dik duruşunu zaten biliyordum. Bilmeyen de yoktur sanırım; o, bu toprakların yetiştirdiği en cesur, en yürekli kalemlerden biri. Onun gibisi bir daha zor gelir Türkiye’ye. İşte bu hayranlık ve saygıyla, onun edebi ve düşünsel dünyasına ilk adımı "Bulgaristan’da Türkler ve Türkiye’de Kürtler"* kitabıyla attım. Ve ilk Aziz Nesin deneyimim, beni yanıltmadı; tam aksine, hayranlığımı katbekat artırdı. Bu kitap; özellikle yakın tarihimizin karanlıkta kalmış, halı altına süpürülmüş sayfalarını öğrenmek isteyenler ve toplumsal meselelere derin bir ilgisi olanlar için tam anlamıyla bir başucu kaynağı. İşte benim gözümden, Aziz Nesin’in o cesur kalemiyle şekillenen bu çarpıcı eserin detaylı incelemesi. İki Farklı Coğrafya, Aynı Evrensel Sancak Kitap, adından da anlaşılacağı üzere iki ana eksen üzerine kurulmuş. Aziz Nesin, birbirinden farklı gibi görünen ama özünde aynı insan hakları ihlallerinden beslenen iki büyük trajediyi yan yana getiriyor: 1980’li yıllarda Bulgaristan’daki totaliter rejimin Türk azınlığa uyguladığı asimilasyon politikaları ve Türkiye’nin kendi içindeki Kürt meselesi. Bulgaristan’da Türkler: Nesin, Jivkov rejiminin Türklerin isimlerini zorla değiştirmesini, dillerini ve dinlerini yasaklamasını sert bir dille eleştiriyor. Oradaki soydaşlarımızın uğradığı haksızlıkları, evrensel insan hakları çerçevesinde titizlikle inceliyor. Türkiye’de Kürtler: Yazar, madalyonun diğer yüzünü çevirmekten de korkmuyor. Kendi ülkesindeki tabu sayılan Kürt sorununa değiniyor. "Başkasına yapılınca haksızlık dediğimiz şeye, kendi içimizde göz yumamayız"
Bulgaristan'da Türkler Türkiye'de KürtlerAziz Nesin · Nesin Yayınları · 2013138 okunma
9/10
·218 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 16:36
Hikâye, İstanbul’un boğucu ortamından uzaklaşıp, üniversite eğitimi için Anadolu’nun sakin bir şehrine yerleşen Orkun’un etrafında dönüyor. Tek başına bir eve çıkan Orkun, çok geçmeden rüya ile gerçekliğin birbirine girdiği esrarengiz olaylar yaşamaya başlar. Bu süreçte hayatına iki önemli figür girer: Eğlenceli, her konuda bilgi sahibi, gizemli ama bir o kadar da yapmacıklıktan uzak ve samimi üslubuyla öne çıkan Faysal Ergişi ve Orkun'un önceki aşkının ihanetiyle tuz buz olmuş ve toparlamaya çalıştığı kalbini kaptıracağı Tomris. Orkun’un rüya ve gerçeklik algılarının birbirine karışmasına neden olan sanrılar, tanıdıklar ve tevafuklar Faysal ve Tomris’inkilerle de bir şekilde kesişmektedir. Olayların merkezinde Kaşgarlı Mahmud’un yüzyıllardır kayıp olan eseri bulunmakta. Karakterlerimiz kendilerini bu kayıp kitabın ve onun getirdiği gizemlerin peşinde, adeta bir "bulma ve arama" serüveninde buluyorlar. Öyle ki hikâyenin bir aşk serüvenine dönüşmesini değil, kayıp kitabı arama odağında devam etmesini tercih eden yazar, okuru üzen, Orkun’u adeta yıkan bir izlek kurgulamış; Kılavuzun Pusulası’nın çizdiği rota bazı tasarruflara izin vermiyor adeta. Soyut bir bakış açısıyla şunu ifade etmek de mümkün; sevilen birini geri dönüşü olmayan bir şekilde kaybetmek metaforik olarak ulaşılamayan bir hakikati veya geç kalınmış bir sevgiyi, de temsil ediyor olabilir. Final kısmında karakterlerden birinin hapse girmesini de aynı bakış açısıyla; kişinin neden hapse girdiğinden çok bir bedel ödeme süreci olarak görmek mümkün. Kitapta en özgün bulduğum husus, kapak sayfasındaki araç plakasının (60 TO 34) arayışın devam ettiği Anadolu şehrine vurgu yapması ve metaforik bir zorlamayla GO TO 34 olarak okunabilecek plakanın, arayışın aslında olayların başlangıç noktasına yani özüne
Kılavuzun PusulasıOğuz Yılmaz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 2022314 okunma
Katil kim ya da Neden ???
Puan vermedi·256 syf.·
2026 10. kitabı
Agatha Christie'nin en önemli eserlerinden biri olan Doğu Ekspresinde Cinayet, 1933 yılında kaleme alınmış ve 1934 yılında yayımlanmıştır. Romanın İstanbul'daki Pera Palace Oteli'nde yazıldığı söylense de bu konuda net bilgiler bulunmamaktadır. Yazar, romanı yazarken Lindbergh olayından esinlenmiştir. Eser ayrıca yazarın ikinci eşi olan Max Mallowan'a ithaf edilmiştir. Romanda trende işlenen bir cinayet ve katilin bulunma süreci konu alınmaktadır. Ünlü dedektif Poirot, katilin bulunması sürecinde önemli bir rol oynar. Keskin zekâsıyla trendeki herkesi sorguya çekerken vicdanıyla da yüzleşmek zorunda kalır. Bu noktada önemli bir soru devreye giriyor: Vicdan mı, adalet mi? Neden para adaleti satın alacak kadar güçlüdür? Peki paranın gücü vicdanı satın almaya yeter mi? Adaleti para karşılığında satın alan insanlar bir gün Allah'ın huzurunda nasıl hesap verecekler? Hiç mi vicdan azabı yaşamıyorlar? Geceleri nasıl uyuyorlar? Kabus görmüyorlar mı? Hiç mi kaybetme, tükenme ya da bir gün bedel ödeme korkuları yok? Bunlar nasıl insanlar? Evet, yine bir Kumrike ve kafasında deli sorular... Tüm insanlar masum doğar. Onları kötülüğe iten şey aileleri, çevreleri ve içinde bulundukları şartlardır. Buna inanıyorum. Ama yine de bir çocuk katiline karşı merhametli olamıyorum ve katilin ödediği para karşılığında özgür bırakılmasını aklım da vicdanım da kabul etmiyor. Bundan yaklaşık otuz yıl önce üvey kızına yaptığı kötülüklerle tanınan bir kadın vardı bizim köyde. Ben o küçük kızın acısını hâlâ hissediyorum ve o üvey anneye bugün bile selam vermiyorum. İçimden gelmiyor. Çocuklar masumdur. Kitabı okurken katilin peşine düşmek yerine sürekli "neden?" diye sordum. Çünkü karakterlerin hepsi kendi dünyalarında yaşıyor gibiydi. İnsanların davranışlarının altında yatan nedenleri
Doğu Ekspresinde CinayetAgatha Christie · Altın Kitaplar · 201936,1bin okunma
Yufka Yürek
7/10
·52 syf.··
2026 22. kitabı
2026-26.kitap Kitabın Adı : Yufka Yürek Yazarı : Dostoyevski Yayınevi: @canyayinlari Türü : Novella Basım Yılı: 2017 Sayfa Sayısı: 49 Sayfa Düşünceler : En sevdiğim yazarlardan birisi olan Dostoyevski bu eserini 1848 yılında yazar. Eserini tamamladıktan 27 yaşında olan yazarın ünü artık artmaya başlamıştır. Suç ve Ceza, Kumarbaz ,Budala gibi ölümsüz eserleri olan yazarın bu novellası büyük eserlerinin adeta bir nüvesi gibidir. Orijinal ismini Zayıf Kalp ,Güçsüz Yürek olan eserin ana karakteri Vasta Şumkov ile arkadaşı Arkadi İvanoviç'tir. Vasya duygusal ve minnettarlık altında ezilen oldukça hassas bir kişidir. Bir gün nişanlanır ve arkadaşı İvanoviç ile gelecek planları kurmaya başlar. Ancak maddi sıkıntılar ,ön ödeme alıp yetiştiremediği bir iş ve bu yüzden yaşadığı derin minnet duygusu yüzünden sağlığı gitgide bozulur Vasya 'nın. Dostluk ,arkadaşlık ,fedakarlık ve işinize gibi temaların derince işlendiği bu güzel novellayı herkesin okumasını ister hararetle tavsiye ederim
Yufka YürekFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 20175,4bin okunma
Reklam
Reklam