Bugün kendi dinimde münzeviyim. Bir fincan kahve, bir sigara, bir de düşlerim; göğün, yıldızların, işin, aşkın ve hatta güzelliğin ya da ihtişamın yerini gayet rahat doldurabilir. Deyim yerindeyse hiçbir uyarıcıya ihtiyacım yok. Ben afyonumu, kendi ruhumda buluyorum.
Sırf anısı bile sevinç veren, mutlu bir geçmişim olsaydı; ve hiçbir şeyin zevk vermediği, hiçbir şeyin ilgimi çekmediği, hiçbir şeyin bana düş sunmadığı, şimdiki zamana benzemeyen ya da bu geçmişten farklı bir geçmişe sahip bir geleceği mümkün kılmadığı bir şimdide olsaydım - hayatımı gömüyorum, hiçbir zaman yaşamadığım bir cennetin bilinçli bir hayaleti o, doğacak umutların ölü doğmuş çocuğu.