Guylain Vignolles, ismiyle alay edilmesinden muzdarip 36 yaşında bir işçidir. Her sabah 6.27 treniyle yirmi dakikalık bir yolculuk yaparak kağıt dönüştürme fabrikasındaki hiç sevmediği işine gider. Görevi; ruhunu büsbütün satmamak için gerçek adıyla anmayı reddettiği bir kitap parçalama makinesini kullanmak ve temizlemektir. Temizleme esnasında, makinenin dişlerinden kurtulmayı başarabilmiş birkaç sayfayı tulumunun içine gizlice sıkıştırıp, sonrasında pelür kağıtlarının arasında kurutan Guylain, ertesi gün işe giderken bu metinleri trendeki diğer yolculara okur. Böylece hem kendini hem de dinleyicilerini gündelik hayatın tekdüzeliğinden kurtaran bir soluk olur.
Ben, insanın ruhunu tüketen bir sistemde kendi yöntemleriyle direnen Guylain'i, onun dostlarına (bir balık, iki insan:) gösterdiği özeni ve hayatın muhteşem bir tesadüfle karşısına çıkardığı tuvalet temizlikçisi Julie'yi çok sevdim .
Dostluk, incelikler, aşk ve direnme üzerine kısa ama çok iyi bir roman okumak isteyen herkese tavsiyemdir.