Selammm
Bir gece eğlenmek için arkadaşlarıyla çıktığı partiden sonra genç bir üniversite öğrencisi ortadan kaybolur Lena Beck.Günler haftalara, haftalar yıllara dönüşür. Polis soruşturmaları sonuçsuz kalırken medya ilgisini kaybeder, geriye yalnızca umutlarını yitirmemeye çalışan bir aile kalır. Her geçen yıl, kızlarının yaşayıp yaşamadığına dair belirsizliği daha da büyütür.
Ancak gerçek, kimsenin hayal edemeyeceği kadar korkunçtur. Genç kadın yıllardır ormanın derinliklerinde dış dünyadan tamamen koparılmış bir kulübede yaşamaya zorlanmaktadır. Kendisini mutlak otorite ilan eden bir adamın koyduğu kurallar altında geçen bu hayat, zamanla bir esarete dönüşmüştür. İki çocuğuyla birlikte hayatta kalmaya çalışan kadın için özgürlük artık yalnızca uzak bir hayaldir.
Yıllar sonra yaşanan beklenmedik bir olay, uzun süredir kayıp olan kadının bulunmasını sağlar. Fakat kurtuluş her zaman mutlu son demek değildir. Çünkü bazı zincirler bedenlerden önce zihinlere vurulur. Geçmişin karanlığı peşini bırakmazken, gerçeklerle yüzleşmek kaçmaktan çok daha zor olacaktır.
️Yazarın zekâsına gerçekten hayran kaldım. Kitabın en büyük başarısı, gizem unsurunu son sayfalara kadar koruyabilmesi. Hikâye boyunca defalarca tahmin yürüttüm, farklı ihtimaller üzerinde durdum ama gerçek ortaya çıktığında aklımın ucundan bile geçmeyen bir isimle karşılaştım. O ters köşe o kadar başarılıydı ki kitabı bitirdiğimde birkaç dakika boyunca olanları sindirmeye çalıştım
️Özellikle kendisini "baba" olarak tanımlayan o psikopat karakter son derece rahatsız edici ve gerçekçi yazılmıstı. Kendi doğrularını mutlak gerçek kabul eden, insanları bu doğrulara boyun eğmeye zorlayan, hayatları üzerinde tanrı rolü oynamaya çalışan biri.. Kitap boyunca ona karşı öfkem giderek arttı. Hatta bazı bölümlerde kendimi