Kâmil

Kâmil
@ofluoglu
Sabır En Büyük Erdemdir... Kimseyi sevmek zorunda değilsiniz. Ama yaşama hakkına saygı göstermelisiniz... Saygı gösterin ki saygı görebilesiniz...
Şu an okuduğum kitap Cumhuriyet devrini öven bir kitap. Bu da aynı diğerleri gibi eserin etkileyiciliğini artırmak için hasmına yani Osmanlı'ya bel altından vurup kendi tezini üste çıkarmaya çalışıyor. Bu da yetersiz birikimlerle kitap okumayı zorlaştırıyor. Alıntı yaparken seçici olmak gerekiyor. 600 yıllık Osmanlı İmparatorluğu'nun 288 sadrazamı yani Başbakanı olmuş. Bunlardan Türk ve gerçek Müslüman olan 70 civarında, gerisi devşirme yani yahudi, Hristiyan vs. Devşirme sistemi kötü bir sistem olsaydı bugün ABD kullanmazdı. Ama şu da bir gerçek ki Türk Milleti devşirme paşalardan çok çekmiştir. Mesela Kuyucu Murat Paşa kendisi Arnavut olan bu sadrazam Arnavutluk isyanını bastırırken ne kadar müşfik davrandıysa Anadolu isyanını bastırırken o kadar acımasız davranmış isyanı bastırıyorum diyerek önüne geleni kılıçtan geçirmiştir. Sonuçta zavallı insanları tek tek gömmekle başa çıkamadıkları için kuyulara topluca gömmek zorunda kalmışlardır. Bugün hiçbir şeye eleştirel bir gözle yaklaşmamıza izin vermiyorlar. Ya bizdensin ya ötekisin diyerek geçmişten ders alacak çıkarımlarda bulunmamızın önünü kesiyorlar. Halbuki günümüzde hiç bir şey mükemmel değilse geçmişin de öyle olması mantıklı değil mi? Biz geçmişi eksiğiyle fazlasıyla sahiplenmeli kimseye bırakmamalıyız. Diye düşünüyorum. Devşirme sistemi Osmanlı zayıflamaya başlayınca kontrolden çıkmış, Kemalizm'inde Atatürk öldükten sonra kontrolden çıkması çok normal...
Siyaset
Osmanlı İmparatorluğu'nun 600 yıllık hükümranlığı döneminin 400 yılı muhteşem geçmiş. 400 yıl boyunca enflasyon % 0-1 aralığında gerçekleşmiş, ekonomi sürekli fazla vermiş ve devlet bir refah devleti olmuş. Ancak bu dönemde eğitim aynı şekilde gelişememiştir. Okur yazarlık maalesef bir ayrıcalık olarak kalmıştır. Refah toplumu olduğu dönemlerden gerileme dönemine kadar (1400-1730) 143 adet dini içerikli eser yazılmış (diğer hususlarda bir bilgi bulamadım.) Cumhuriyet döneminde ise bir okuma yazma seferberliği başlatılmış 1924'den 1950 yılına kadar; 45000 adet Kuran-ı Kerim tercüme ve tefsiri (19'ar cilt), 60000 adet Buhârî hadisleri tercüme ve izahı (12'şer cilt) olmak üzere 352000 takım dini kitap bastırılmış ve yurdun dört bir köşesine dağıtılmıştır. Halkının cahil kalması kimin işine yarar düşünmek lazım. Osmanlıdan bize ulaşan bir icat yok. Aynı millet Cumhuriyetin ilanından sonra ise tıpta, fizik ve kimyada matematikte bilimsel bir sürü icat yapmıştır. Bunları Osmanlı'yı eleştirmek için yazmadım. Eleştirmek haddime değil. Ecdadımız çok büyük işler başarmış bütün dünyaya parmak ısırtmış... Diyorum ki bir de okuma yazma oranını % 30'lara cıkarabilseymişiz. Belki bir 300 yıl daha yaşarmış koca devlet.
Siyaset
Sırf merakımdan soruyorum. Kanuni Sultan Süleyman dan sonra Osmanlı İmparatorluğu yıkılıncaya kadar geçen 452 yılda kaç tane bilimsel eser basılmış, kaç tane dini eser basılmış. Osmanlı tarihini bilen birisi beni aydınlatırsa minnettar olacağım.
Gerçek şu ki: ATATÜRK'ÜN SAĞLIĞINDA ATATÜRKÇÜLÜK KAVRAMI YOKTU, KEMALİZM VARDI. Atatürk'ten sonra birileri "Tam bağımsızlık", "antiemperyalizm" gibi anlamları olan Kemalizm'den kurtulmak için, "Batılılaşma" ve "din karşıtlığı" anlamını yükledikleri Atatürkçülük kavramını icat etmişlerdir. Bu süreçte Kemalizm kavramının içini de "Atatürk'e tapınmak" olarak doldurmuşlardır. Kendinizi KEMALİST veya ATATÜRKÇÜ olarak tanımlayabilirsiniz! Ancak her şeyden önce"tam bağımsızlıktan yana", "antiemperyalist" ve "akılcı" olmalısınız.
Sayfa 23·Kitabı okudu
Tarih
Kemalizm ve Kemalist kavramları üzerinde spekülasyona kalkışan acemi takımı kimseyi kandıramaz: 'Kemalist' aynen Mustafa Kemal Paşa gibi 'Türkçü', 'antiemperyalist' ve 'solcu' dur. 'Atatürkçü' ise Batıcı, komprador(Batılılara aracılık eden yerli tüccar)/kapitalist ve liberaldir (yoksa kestirmeden Tanzimatçı mı demeliydim?) Anadolu ihtilalini yaşamış olanlar 'Kemalistler' idi. Onu ilkel, tek yönlü bir irtica düşmanı laikliğe indirgeyenler 'Atatürkçü'lerdir. Yani Gazi'nin söylemini de eylemini de sürekli tahrif eden, unutturan ve yozlaştıranlar.
Sayfa 21 - Atilla İlhan, Hangi Atatürk, 8.bas., Istanbul, 2010, s.411,413·Kitabı okudu
Tarih