8/10
·180 syf.··
2026 67. kitabı
Türkiye’nin tarihi boyunca yakaladığı en büyük fırsat ve yaşattığı büyük hayal kırıklığı. 10 yılda yapılan inanılmaz işlere rağmen kapatılmıştır. Ancak bu gün hala devam etseydi nasıl olurdu acaba diye konuşuyoruz. Derslerin yarısı beceriye dayalı diğer yarısı kültürel ve akademik. Hem tarım ve hayvanlık var hem de tiyatro. Hem yapı demir işleri var hem de müzik. Çok kanatlı bir kuş. Bunu kapatanların elimiz yakalarındadır. Ülkemizde okuyamayan her kızın oğlanın vebali bunların boynundadır. Kendisi köy enstitülerinde okumuş sonra da kendisi buralarda öğretmenlik yapmış Fakir Baykurt’un kaleminden okuyoruz köy enstitülerini
Unutulmaz Köy EnstitüleriFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 2016789 okunma
Taptaze bir gelecek için açmaya başlamış gonca bir şair
10/10
·90 syf.··
2026 38. kitabı
Bir öğretmen arkadaşım sayesinde tanıştım bu genç arkadaşımızla. İnstagramdan takip ettim ardından kitabı yeniden baskıya girince kaçırmadan elimize aldık. İyi ki de aldık. Yaz Bana şiiriyle tanıdık çoğumuz, bu bize aslında bi davetiydi şairin,beni tanıyın demenin en güzel haliydi. Kitabın içeriğini değil de ben de bıraktığı hissi paylaşayım sizlerle. Artık kalkman gereken bir misafirliktesindir ama ortam da muhabbet de öyle güzeldir ki kalkasın gelmez ya işte tam öyle bir halin içindeydik bu güzel kitabı okurken. Bitmesin diye küçük küçük ısırdığım çikolatamın tadı vardı her sayfasında ben de ufak ufak bitirdim mısraları. Her mısrasında hüzünlü bir tebessüm eşlik etti. Çok yerde denk geldim kendime, altımı çizdim sık sık. Bu kadar çok karşılaşacağımı beklemiyordum kendimle. Yaşadığım bu keşfin uzun bir süre tadını çıkaracağım o kesin. Önce herkese mutlaka okumasını ardından da okuyacak herkesin kurşun kalemini yanında bulundurmasını tavsiye ediyorum. Çizilecek, yıldızlanacak çok yer var. Kalemi daim olur umarım bu güzel şairin:))
Sevda ÇiçeğiAyşegül Kızılarslan · Derkenar Kitap · 202646 okunma
Reklam
10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 14:57
Addie, lisede okuyan, geçen sene öğretmeniyle ilişki yaşadığı skandalı yayılan bir öğrenci... Nate ise aynı lisede edebiyat öğretmeni ve eşi de matematik öğretmeni... Her şey Addie'nin ikisinin de öğrencisi olmasıyla başlıyor. Matematiği berbat olan Addie, öğretmeniyle bazı sorunlar yaşıyor. Ancak edebiyatı çok seven ve şiirlere bayılan Addie, Nate'in dersinde epey başarı gösterir. Nate ile vakit geçirdikçe ondan hoşlanmaya başlar. Hem öğretmeni olması hem de evli olması onu durduracak etkenlerden midir? Yoksa aşkının peşinden gidip bir uçuruma mı sürüklenecektir?.. Soluksuz okudum resmennn... O nasıl bir sondu öyle yaaaa... Okurken sinir krizleri geçirdim. Ergenlerin bu kadar kolay etkilenmesi, hormonlarının etkisiyle olayları çok büyütmeleri, dünyanın kendi etraflarında dönüyormuş gibi davranmaları... Her açıdan insanı sorgulamaya iten ve insanı çevreye karşı daha duyarlı hâle getiren bir kitap bence. Bu kadın öyle konular seçiyor ki, her seferinde daha da iyisi olamaz diyorum ve beni hep yanıltıyor... Keyifli okumalar dilerim...
Edebiyat
ÖğretmenFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,934 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 18. kitabı
Okulun katı kuralları içinde kendi sesini bulmaya çalışan öğrencilerin hikâyesini anlatıyor. Karakterlerin yaşadığı değişim, dostlukları ve aldıkları kararlar kitabın merkezinde yer alıyor. Özellikle edebiyatın ve düşünce özgürlüğünün öğrenciler üzerindeki etkisi dikkat çekiyor.
1000Kitap
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Nokta Yayınları · 200633,1bin okunma
Tefeci olmak mı? Nerden nereye? :)
Puan vermedi·704 syf.··
2026 179. kitabı
Bazı kitapları okursunuz, olay örgüsünü unutursunuz. Bazı kitapları okursunuz, karakterleri unutursunuz. Bazıları ise yıllar geçse de içinizde bir duygu bırakır. Suç ve Ceza benim için tam olarak böyle bir kitap. Anadolu Lisesinde hazırlık sınıfındayken edebiyat öğretmenimiz bizden bir dünya klasiği seçmemizi, okumamızı ve ardından kitapta hangi karakter olmak isteyeceğimizi açıklamamızı istemişti. Çok sevdiğim, çok saygı duyduğum bir öğretmendi. Bana biraz baba figürünü hatırlatan bir enerjisi vardı. Ama alışılmışın dışında düşünen bir insandı. Sanırım ben de lise yıllarındaki o yaramaz hâlimle dikkatini çekmek istedim. Sınıfta söz alıp, kitaptaki kahramanlardan olmak istesem tefeci kadın olmak isterdim demiştim. Hatta işi biraz daha ileri götürüp “Ben de büyüyünce tefeci olacağım.” gibi şeyler söylemiştim. Bugün düşününce hâlâ gülüyorum. Neden söyledim gerçekten bilmiyorum. Belki öğretmenimi şaşırtmak istedim, belki dikkat çekmek istedim, belki de “Benim de kafam biraz farklı çalışıyor.” demeye çalışıyordum. Ama kitabın kendisi bende şakadan çok daha derin bir iz bıraktı. Dostoyevski, Raskolnikov’un işlediği suçtan çok, suçtan sonraki ruh hâlini anlatıyor. Vicdanı, korkuyu, paranoyayı, yalnızlığı ve insanın kendi zihni tarafından nasıl köşeye sıkıştırılabileceğini öyle güçlü veriyor ki lise çağında okumama rağmen o duygular bana bütünüyle geçmişti. Aradan yıllar geçti. Okuduğum yüzlerce kitabın ayrıntılarını unuttum. Ama Suç ve Ceza denince hâlâ aklıma aynı şey geliyor: sıkışmışlık hissi. Sanki odadaki hava azalıyor, duvarlar daralıyor ve karakterle birlikte nefes almak zorlaşıyor. Dostoyevski’nin asıl başarısı da burada bence. Olayları değil, duyguları hafızaya kazıyor. Kitabın dili, karakterleri ve psikolojik çözümlemeleri beni o yaşta bile etkileyebilmişti.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,3bin okunma
İnsan, İnsan Sayesinde Büyür
9/10
·336 syf.··
2026 50. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 13:26
Nurullah Genç, çağdaş Türk şiiri denilince akla gelen ilk beş isimden biridir diye düşünüyorum. Ancak onu yalnızca şair kimliğiyle tanımlamanın, özellikle bu kitabı okuduktan ve roman alanındaki ödüllerini de öğrendikten sonra eksik bir bakış açısı olacağı kanaatindeyim. Kitap genel anlamda otobiyografik ve anı kategorisinde değerlendirilebilecek bir eser olsa da, içerisindeki şiirsel dokunuşlar ve edebî kalite anlatıyı çok daha üst bir seviyeye taşımaktadır. Bu kitap basit bir otobiyografik anlatı, bir farkındalık hikâyesi ya da bir başarı öyküsü olarak yorumlanmamalıdır. Aslında kaybolmaya yüz tutmuş bir insan tipinin, bir ahlak anlayışının ve bir medeniyet tasavvurunun hikâyesi olarak okunabilmelidir. Birçok otobiyografik anlatıda ana kahraman yazarın kendisidir. Ancak bu kitapta durum biraz farklıdır. Nurullah Genç, anlattığı bölümlerde genellikle kendisini ikinci ya da üçüncü planda tutarak hikâyeyi tamamlar. Örneğin; Sibirya gazisi Bekir Ağa, oğlu Seyfullah, Gülçehre Ana, köy odasında kitap okuyan insanlar, çocuklarını okutabilmek için hayatını adayan anne ve babalar, yol gösteren öğretmenler ve kapısını açan dostlar anlatılan bölümlerin asıl kahramanlarıdır. Bu nedenle kitap aslında Nurullah Genç’in değil; onu yetiştiren insanların kitabıdır. Yazarın başarısı bireysel değildir. Bir köyün, bir ailenin, bir kültürün ve bir inancın ortak başarısıdır. Kitabın en etkileyici taraflarından biri şüphesiz Sibirya gazisi Bekir Ağa portresidir. Dört yıl süren Sibirya esaretinden dönen bir insanın, harabeye dönmüş köyünü sekiz yıl boyunca yeniden inşa etmesi olağanüstü bir hadisedir. Bekir Ağa bunu kahraman olmak için değil, doğru olanı yapmak için yapar. Bu yönüyle eser, modern bireyciliğin karşısına geleneksel Anadolu irfanını ortaya koyar. Kitap boyunca Pinaduz köyü
Edebiyat
Omuzlarımda DünyaNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20242,023 okunma
Reklam
Reklam