Eşekli kütüphaneci Mustafa Güzelgöz’ün “ Çevremizde cahilliğin etkileri gün geçtikçe artıyor.” (s.44) dediği yerden başlayıp onun cahillikle mücadele için köy köy dolaşıp halkı okumaya teşvik eden gayretine hayran kaldığımı dile getirmek istiyorum. Çabalarının sonuç vermesi için halkın uyanması gerekiyor. O da zaten kitabın bir yerinde “ Bizim halkımız çok yüzyıl öncelerinden beri uyur. Çok kötü biçimde afyonlaşmış gibi uyur.” (s.93) diyor haklı olarak bu halkın uyanması çok zordur. Kitabı okurken o zamanki Türkiye ile günümüzdeki Türkiye arasında çok bi farkın olmaması da çok üzücü bir durum. Yaşadığımız toplumu realist yönüyle çok güzel anlatmış. Canına o kadar tak etmiş ki kitabın bir yerinde “ Biz bu örümcek kafadan ne zaman kurtulacağız?” (s.67) diye soruyor ben de ona burdan şu cevabı yazıyorum sorgulamayı, eleştirmeyi, araştırmayı ve bolca okumayı toplum olarak ne zaman öğrenirsek o zaman kurtulacağız.
Çok beğendim. Kitaba bayıldım.