Cimri kelimesini bu kadar iyi yansıtan bir kitap ve Harpagon kadar bunu iyi taşıyan bir karakter okumadım daha önce. Harpagon ismi benim için cimri ile eş anlamlı artık. O kadar iyi bir cimri ki hiç kimse onun kadar cimri olamaz. Bu fikrimi kitaptan bir alıntı ile desteklemek isterim:
-"Param! Zavallı paracığım! Canım, sevgilim benim! Aldılar elimden seni! Sen olmayınca ben neye sığınırım artık, neyle avunur, neyle sevinirim? Her şey bitti benim için; dünyada yapacak işim kalmadı benim! Sensiz ne yaparım, nasıl yaşarım? Olacak şey mi? Yaptılar bana yapacaklarını! Dayanamam bu acıya, ölüyorum; öldüm, gömdüler beni! Diriltmek isteyen yok mu beni; versin paracıklarımı geri, ya da söylesin kimin aldığını."-
Harpagon o kadar cimridir ki paracıklarını yeryüzündeki herkesten, her şeyden sakınır. Çocuklarından, evlenmek istediği kadından ve hatta kendinden bile! Parasını istemek ondan canını istemektir. Haliyle Harpagon'un ve ailesinin hayatını yöneten paradır, harpagon için varlığı diğerleri için yokluğu ile...
Harpagon gibi bir karakteri ilk kez okuduğum ve hatta gördüğüm için, ki bence okumak görmektir, çok şaşırdım ve eğlenerek okudum kitabı. Diyeceksiniz ki Harpagon'dan başka etkileyici bir karakter yok mu, neden hep Harpagon da Harpagon?! Elbette var ama Harpagon o kadar özgün bir karakter ki onu dilimden kolayca düşürebileceğimi sanmıyorum. Fakat beni etkileyen ikinci bir karakterin varlığına değinmeden de bitiremeyeceğim inceleme yazımı. Bu karakterimizin adı da "Jacques Usta". Jacques Usta doğru söyleyip dokuz köyden kovulanlardan, yalan söylemeye yeltenince de tehlikelere boğulanlardan, kısacası dürüst olmaktan yana talihsiz biri. Bunu şu isyan dolu sözlerinden de fark edebiliriz : "Açık söz yerin dibine batsın! Ne belalı şeymiş doğruyu söylemek! Vazgeçtim, bir