Her sayfası ayrı bir heyecan verici, keyifli sıkmadan okunan bir dille yazılmış. Son sayfalara gelindiğinde ters köşe olup şaşırtan bir şekilde son bulması yazarın potansiyelini ön plana çıkarıyor.
Kaderinin acılarını yaşasada , hayatı boyunca karşısına çıkan olaylar akışında acılarını hep tazeleyen durumlara maruz kalıp, bununla yaşayan bir kadının hikayesi, acılı ama güzel bir kitap
Duygusal hissiyatı o kadar yoğun bir dille anlatılmış ki gerçekten harika bir kitap, okurken hayatınızdan kesitler bulabilirsiniz, bazı yerlerde de gözyaşlarınıza hakim olamayabilirsiniz
'19 yaşındayım, taksi şoförüyüm. Sadece bu işe yarıyorum, bir de arkadaşlarımla kâğıt oynamaya. Başka hiçbir uğraşım, isteğim, hedefim yok. Bir ev arkadaşım var, adı Kapıcı. Kendisi aynı zamanda köpeğim olur ve karşılıklı kahve içmekten büyük keyif alırız. Kısacası sıradanlığın mihenk taşıyım ve bundan şikâyetçi değilim. Ama bir gün posta kutumda bulduğum iskambil kartının, çerçevedeki bu resmi değiştireceğini nereden bilebilirdim ki? ''Hiç'' oluşum, kimliği belirsiz birini rahatsız etmişe benziyor ve belli ki benimle oyun oynamak istiyor. Neden sorusunun cevabı aslında çok basit: umursamak için.
Peki o halde, oyuna hazırım!''
Bi yere kadar gayet başarılı bir şekilde, sürükleyici, resmen kendinizi o anı yaşarken bulduğunuz başarılı bir kitap ama sonlarında bu hevesimi kaybettim.