1000Kitap Logosu
Oğuz
Oğuz
Oğuz
TAKİP ET
Oğuz
@oguzcandir
Remember, with great power comes great responsibility.
45 okur puanı
07 Kas 2020 tarihinde katıldı.
ŞU ANDA OKUDUĞU KİTAP
30
Kitap
9
İnceleme
38
Alıntı
20
İleti
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
Sabitlenmiş gönderi
Oğuz
Tek Adam - Cilt 1'i inceledi.
392 syf.
·
9 günde
·
Puan vermedi
Benim Tutkularım Var
Tutkuların bir insanı nerelere getirdiğini görüyoruz. Kitap için öncelikle önsözü mükemmeldi. Önsöz anlatılanları değerlendirmede okuyucuya rehberlik ediyor, pusula oluyor. Yapacağımız yanlış değerlendirmeleri rayına oturtmamızı sağlıyor. Şevket Süreyya Aydemir 'in uzun cümleleri de gerçekten hoştu. Tek cümlede onca konuyu toparlayıvermesi mükemmel. Kitapta sevmediğim bir anlatım tarzı vardı ilk başlarda. Lakin bu zannedersem ilk 100-120 sayfa içindeydi. Sonrasındaki ciltlerde de bu durumu bir daha görmemem beni bayağı memnun ve daha doğrusu yüreğime su serpti. O durum şuydu : Bir roman karakteri gibi Mustafa Kemal 'in ruh halini anlatma tarzı. Bu anlatım da yapılabilir ama genel biyografik anlatma şeklinin içinde bu durum (ilk 100-120 sayfada) bayağı rahatsız ediciydi. Ve tarih hataları. Bendeki basım hatasından olabilir fakat 1. ve 3. ciltte (1. ciltte daha çok) tarih hataları vardı. Temeli olmayan kişiler için son derece tehlikeli, yanlış yönlendirici olur. Özellikle böyle bir kitabı kronolojik düzlemde anlamak, idrak etmek çok faydalı. Buraları farkedemeyen biri ne yazık ki yeterince fayda sağlamayabilir. Yine her üç ciltte yer yer bölümlerin içinde kronolojik kaygı gütmeden bir anlatım var. Yani 1 paragrafın içinde bir süreç anlatılırken zamanda olayı sırayla oluşumunu anlatırken, sanki devamıymış gibi öncesinde yaşanan bir olayla satırlar devam ediyor, bu da rahatsız ediciydi. Kitap objektif mi? Tabiki değil. Ama aşırı bir duygu gösterisi yok. Yazarın anlatımında bir beğeni söz konusu ( özellikle son ciltte) .Mustafa Kemal 'in yaptığı hatalar çok göz önünde değil ama hiç bahsetmeme gibi bir durum da yok. Ki son ciltte inklaplar yönünden söylenenlerle yapılanlar arasındaki çelişkiyi çokça da olumsuzluyor. Ama bunlar yeterli mi? Değil. Lozan ve sonrasının daha teferruatlı, hataları daha realist, duyguya kapılmadan, kumandanlara savaş kahramanlıklarından dolayı duyulan minnetin reel politike etki etmesine izin vermeden artısının eksisinin değerlendirilmesi gerekirdi. Tabi biz bunları biraz da günümüzden görüyoruz. Şevket Süreyya Aydemir de önsözlerde ileride yazılacak Atatürk eserlerinin mutlaka çok daha iyilerinin de yazılacağını söyleyecek kadar da olgun ve alçakgönüllü. Tüm bunlarla beraber Şevket Süreyya Aydemir gayet kapsamlı, öyle ki Mustafa Kemal 'in çocukluk dönemi ve çok da bilinmeyen annesi ve babasının dönemi hakkında ta o zamanlarda alıştığımız dar anlatımın dışında daha çok bilgi vermiş. Tabi bu kitabın geneline bakıldığında yine de çok az kalıyor ne yazıkki. Bunun sebebi de o dönemden yeteri kadar kayıtların ve bilgilerin pek ulaşamaması. Ve klişe gibi olacak ama Gazi Mustafa Kemal Atatürk 'ü bilmek, yapılanları anlamak, zihinleri radikal saldırgan nefret zehirlerinden korumak için 'Tek Adam' serisi temel bir kitap. Sonrasında dönemin politik incelemelerini anlatan başka eserleri okumak faydalı olacaktır. Entelektüel bir yüzleşme; gerçekleri aramayan, duygularını kamçılatmak isteyenler için korkutucu olur. Ama tarihi bir şahsiyetin de insan olduğu malumunu gayette kabul eden zihinler için bir milli kahramanın duyguları, eylemleri, davranışları dönem koşulları içinde değerlendirilince o kişi de asla hayal kırıklığı olmaz. Ki böyle zihinler ancak Gazi Mustafa Kemal Atatürk 'ün mirasını en iyi şekilde anlayacak ve onu her zaman koruyacaktır. Kitapta çok sevdiğim kısımlar : İlk iki ciltteki önsözler, Dipnotlar, Hatıralar, Dönemi anlamak için ekstradan dünya konjonktürünün değerlendirilmesi
Tek Adam - Cilt 1
OKUYACAKLARIMA EKLE
10
Oğuz
Tüfek, Mikrop ve Çelik'i inceledi.
664 syf.
·
13 günde
·
Puan vermedi
Mikrop Gibisin Kardeşim
Türkçe Kaynak Yönünden Değerlendirme Kitabın son 40 sayfası Jared Diamond'un yararlandığı kaynakları hakkında geniş yönlendirmeleri ve açıklamalarına ayrılmış. Tabi kitaba başlarken Türkiye özel önsöz ve kitabın içeriğinde bolca Türkiye'ye yakın, Türkiye 'nin içinde bulunduğu coğrafyalardan söz edildiğini görüyoruz. Bunlar kaynaklar bölümüne geçince illa ki de yine Türk bilim insanlarının araştırmalarından da yaralanmıştır gibi bir beklenti oldu haliyle. Ancak 2 kere TÜBİTAK bilim teknik dergisinden yararlanılmış. Bu da gerçekten bir hayal kırıklığı oluşturdu. En azından bu bölgedeki tarihsel konularda yabancı yayınlarımız, makalelerimiz vardır diye düşünmüştüm. Umarım sonrasında bir değerlendirme yazabilirim
Tüfek, Mikrop ve Çelik
8.6/10
· 4.528 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
3
Oğuz
bir alıntı ekledi.
Görünen ve Görünmeyen Düşmanlar
Avrupalı göçmenler yerli nüfusu iki şekilde azalttı. Birincisi, düpedüz tüfekle vurdular....... İkincisi Avrupalılar yerlilerin hiç tanımadıkları, bağışıklık ya da genetik dirençlerinin olmadığı mikropları getirdiler. İlk Avrupalı göçmenler 1778'de Sidney 'ye geldikten sonraki bir yıl içinde salgın hastalıktan ölen yerlilerin cesetleri alışılmış görüntülerdendi. Kayıtlara göre başlıca ölüm nedenleri çiçek, grip, kızamık, tifo, tifüs, su çiçeği, boğmaca, verem ve frengiydi.
3
Oğuz
bir alıntı ekledi.
Salgınlarda Çin Etkisi
Yiyecek üretiminin daha uğursuz yan ürünü olan bulaşıcı hastalıklara gelince, Eski Dünya içinde (Avrupa - Asya) Eski Dünya kaynaklı en belli başlı hastalıkların nerede başladığını belirleyemiyoruz. Bununla birlikte, Avrupa'daki Romalılar dönemine Orta Çağ'a ait yazılı belgelerde hıyarcıklı vebanın ve belki de çiçeğin doğudan gelmiş olduğu açıkça söyleniyor, o bakımdan bu mikroplar Çin ya da Doğu Asya kaynaklı olabilir. Grip hastalığının Çin' de ortaya çıkmış olma olasığı daha yüksektir çünkü (grip mikrobunu insanlara geçirmiş olan) domuzlar Çin'de çok erken bir tarihte evcilleştirilmiş ve çok önemli bir duruma gelmiştir.