Aşk. Çok büyük bir kavram. İnsanları korkutan, kafasını karıştıran, sorular sorduran ve yoran. Peki aşk nedir? Gerçek aşk insanı yorar mı?
Bir dizide çok güzel bir söz vardı. 'İnsan ağlamak için aşık olur mu hiç? Ağlamak istiyorsan soğan doğra eminim daha etkilidir.' Bu söz aslında birçok şeyi özetliyor. Üzülmek, ağlamak için aşık olmazsın. Aşk hakkında pek çok araştırma yaptım, çok kez düşündüm. Peki gerçek aşk nasıl birşey? Filmlerde ki gibi mi yoksa daha önce dünya hiç gerçek aşk görmedi mi? Aşkın karmaşık birşey olduğuna eminim ve düze indirmek çok zor. Emin olduğum şeylerden biri de eğer duygular karşılıklı olursa aşk oluşur. İki insanın birbirini eşit düzeyde sevmesi aşkı besler ve gerçekten aşık olduğunda filmlerde olduğu gibi hayat ağır çekim moduna girer. Sanki rüzgar hep sana eser saçların o rüzgarda dalgalanır, kuşlar şarkı söylemeye başlar, güneşin ilk ışıkları sana günaydın demeye başlar. Belki ilk kez kendinden başka birine kendinden daha fazla değer vermeye başlarsın. Onunla birlikte nefes alır onunla birlikte güler ve onunla birlikte ağlarsın. Yüzündeki her bir çizgiyi ezberlemek istersin, hatta her an onunla olmak dizinin dibinde uyumak istersin. Onunlayken dünya umrunda olmaz, batmışsın çıkmışsın pek önemi kalmaz, o yanında ya bu sana yeter. Gerçek aşk budur. Fedakarlıktır, sadakattır, empatidir. Bir artı birin bir etmesidir aşk. Aşk hayatı film gibi yaşamaktır yani.
-Oğuz GÜLER