Daha önce hiçbir zaman, varoluşumun en hararetli saniyelerinde bile bu şeylerin gerçekten var olduklarını, onların yaşıyor olduklarını, ve benim yaşıyor olduğumu, onların yaşamalarının ve benimkisinin bir ve aynı olduğunu, tam olarak da o büyük ve muhteşem, yeterince mutlu hissedilmeyen yaşamın sevgiyi, teslimiyet içinde olanları kucakladığını böylesine güçlü hissetmemiştim