Spoiler
Dostoyevski'nin sürgün hayatından izler taşıyan bir anı kitabı. Kitabın başındaki karakterimiz, karısını kıskançlıktan dolayı öldürdüğü için hapse ve sürgüne mahkûm olan kişinin defterini bulur. Bu defter ölüler evinden anılardır. Sonra biz de o kitabın içine giriyoruz. Bu anılarda, insanlardan tut hayvanlara kadar psikolojik analiz dolu. Dostoyevski yine insanın ruhunu bu kitapta anlatmış. Kitabı okurken ben de sürgün yaşadım sanki; o duvarlar, yataklar, prangalar, hepsi gözümün önünde çok güzel ve akıcı şekilde betimlenmiş. Dostoyevski'nin yaşadığı yalnızlığı (soylu sınıftan olmasından dolayı) bize ilmek ilmek işliyor. Çok güzel bölümler var; insanın hürriyetten yoksun olduğunda küçük şeylere ne kadar sevindiğini, diğer şeylerin önemini çok güzel anlatmış.
Benim en sevdiğim bölümlerden bazıları hayvan analizleriydi. Dostoyevski bir köpeği uzun uzadıya incelemiş, bize anlatmış. İnsanlara yanaşması, diğer suçluların tepkilerini bir bir incelemiş ve daha sonra tek bir cümle ile ölümünü anlattı. Benim için bu çok çarpıcıydı. Kartal, keçi gibi hayvanların da incelemesi ve anıları bu kitapta yer alıyor.
Yine sevdiğim yerlerden biri tiyatro sahnesiydi. Burada mahpuslar yıl sonu için bir tiyatro hazırlarlar; kıyafetler alınır, izinler halledilir, gizli şekilde provolar yapılır. Herkes heyecanla beklemektedir. Hatta konuşulan şeylerden biri de şuydu: "Bakar mısın, bir vali gelir, ne kadar yetenekli olduğumuzu, hapishanede ne cevherler olduğunu görür belki." Sonra perde kurulur, sandalyeler hazırlanır ve müthiş bir tiyatro oynanır. Herkes beğenir. Herkes bir an olsun mahpusluğunu unutur ve insan olduğunu hatırlar.
Daha çok şey var anlatılacak. Beni etkileyen ve aklımda kalan bunlardı okumanızı tavsiye ediyorum.
Spoiler