Rus edebiyatını oluşturan olaylar, kişisel davranışlar, tutumlar, eleştiriler ve bu duyguların yoğun olarak yaşandığı kişiler ne kadar çok yakın geliyor bu toprak insanına.
Gogol, Dostoyevski ve Tolstoy'da, genel anlamda o dönemin tutumu, devlet düzeni, memuriyet hayatı, insanların birbirlerine bakış açısı, çıkarı, aşkı, kıskançlığı, öfkesi... yoğun şekilde anlatılmış ve günümüzün değerlerine çok yakın olmasından dolayı ilgi görmüş bir ahval var.
İvan İlyiç'in ölüm serüveni de tam tahmin ettiğim gibi Rus edebiyatının izlerini tam anlamıyla taşıyan, aile ilişkilerini, mesleki ilişkileri ve yoğun duygu geçişlerini net bir dille anlatan bir serüven, ölüm değil esasında öncesi ve sonrası entrikaları anlatan bir eser. Tavsiye ederim...