Az gelişmiş ülkelerde özellikle Orta Doğu'da ve son zamanlarda Türkiye'de ise tam aksini gözlemliyorum. Atamalar, işe almalar, terfi etmeler liyakate değil; torpille dayanıyor. Nerede olduğunuzu yaptığınız işteki verimliliğinize değil tanışıklığınız belirliyor. İş bilmez insanlar kariyerlerinden alakasız konumlarda iş bilenlere emirler yağdırıyorlar. Örneğin telekomünikasyon sektörü ile alakası olmayan bir insan tanışıklıkları üzerinden bu alandaki bir şirketin üst düzey yöneticisi olarak atanabiliyor. Doğru zamanda doğru yerde olma doğru irtibatlar kurma verimliliğin önüne geçiyor. Dalkavukluk yapanlar, biat edenler, el etek öpenler işini hakkıyla yapanlardan daha çok değer görüyorlar. Namusuyla ve ilkeleriyle yaşayan insanlar dışında hemen hemen her alanda bu örneklere rastlıyoruz.