Kitaptaki ana kahramanımızın adı Nora. Yaşadığı hayatta mutlu olmayan ve intihar teşebbüsüne başvuran Nora, yaşam ile ölüm arasında arafta bir kütüphaneye düşer ve bir solukta okunabilecek kitaptaki macera başlar.
Kütüphanede tıpkı bir satranç tahtasındaki olasılık havuzu kadar yaşayabileceği hayat olduğunu görür. Kütüphanedeki kitaplarda yaşadığı hayatların içine girip deneyimlemeye başlar. İlk başta umutsuz olduğundan dolayı ayak direse de, zamanla farklı hayatlarında yaşadığı kesitler tüm canlıların en temel içgüdüsü olan yaşama bilincini Nora'ya aşılar. Bununla birlikte sonsuz sayıdaki yaşayabileceği hayatları denemeye devam eder ve aradığı optimum hayatı bulmaya çalışır. En sonunda birçok parametre açısından ( evlilik, çocuk, iş hayatı v.s ) mutlu olabileceği bir hayat bulur. Bu hayatta kalabileceğini düşünürken tekrar kütüphaneye geri döner ve kütüphane yıkılmaya başlar. En sonunda "kök hayatına" geri döner ve diğer yaşamlarındaki hayata bakış açısını kullanarak mutlu bir hayatın temellerini
atar.
İnsana, hayatta sahip olduğu güzellikleri görebilmek için farklı bakış açılarıyla bakması gerekebileceğini çarpıcı bir şekilde vurguluyor. Beğendim.