Oktay Şen

Oktay Şen
Devlet Radyolarımız, turistlere iyi davranmamızı, misafir severliğimizi yabancılara da göstermemizi günde kırk defa yayın yaparak bizi uyarmaya çalışıyor. yabancı devlete elbette çok iyi davranmak lazım, ama bizim Devletimiz, bizim aydınımız, yeni nesillerin yetiştirilmesinde, milli eğitim politikamızın tesbitinde titiz davranmak, tarihimize, kültürümüze, soydaşımıza, sahip çıkmak mecburiyetinde. Bizi Anadolu'da birbirimize düşman hâle getiren, kardeşi kardeşe boğazlatan yüzde yüz yabancı kültür ve ideolojilerdir. Bizi Türkiye dışında yaşayan Türklerden uzak tutan ise, bilgisizliğimizdir. Halbuki milli kültürümüzün en büyük düşmanı cehâlettir. Varlığımızın gayesi bilmek, birdirmek, sevmek ve sevdirmektir. Kur'ân-ı Kerîm: " Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" diye dikkati çekiyor. Hz. Peygamber: "Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır!" diye bizi uyarıyor ve en güzel öğüdünü veriyor: "Zorlaştırmayınız; kolaylaştırınız. Nefret ettirmeyiniz, sevdiriniz!" Tasavvufta "şükretmek" kazanılan bilgilerin başkalarına da aktarılması, öğretilmesi olarak yorumlanmıştır. İç içe güzellik, üst üste huzur! Şimdi milli kültürümüze ve ruhumuza dönmeyi, bir macera olarak gören kalemlerimiz var. Çıkmazlar ve tezatlar içinde çırpınıyoruz. Biefraa'da, Kongo'da, Vietnamda ölen insanlara ağıt yazmak "ilericilik!", "bilimsellik!" Ama Türkiye dışında yaşayan Türkleri bilmek, sevmek ve onlarla bir kültür ve gönül birliği içinde bulunmayı istemek ise: "Macera" ve "Faşizm!". Bir yakamız cehaletin elinde, bir yakamız yabancı ideolojilerin. Sürüklendiğimiz uçurumun dibinde, milli kültür buhranımızın canavar ağzı, bizim için açılmış.
Tarih
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yanıbaşıma gelen yaşlıca bir kadın, üzgün yüzünün bütün çizgileriyle kulağıma fısıldadı: - İstanbuldan mı geliyorsun evlatcağızım? - Ankara'dan efendim! - ben de Priştine'den geldim bu ziyarete. Cennet mekânın asıl kabri Bursa'da. Burada sadece kanı, bağırsakları ve yüreği var... Sen yine oku Fatihanı. Gider bulur Onun mübarek ruhunu! Büyük padişahtı. Mübarekte, tam yedi evliya kudreti vardı. Biz burada onun yetimleriyiz!
Murad Hüdavendigâr Türbesi·Kitabı okudu
Tarih
....Yugoslavya Türkleri olarak, biz sizden hiçbir maddi yardım da istemedik. Yalnız bizi bilmenizi, bizi sevmenizi arzu ettik. Sevgi sınır tanır mı? Sevgi yasak tanır mı? Sevgi insanda, bir noksanlık doğurur mu? Bilmek, öğrenmek, öğretmek kime zarar verir? Siz Anadolu Türkleri olarak, sevgiye yasak koymuşsunuz! Bizi tanımaktan tarihimizi öğrenmekten adeta korkar olmuşsunuz. Ne olursunuz anlatın bana, Anadolu Türkü neden böyle? Sizin yüreğinizi ve kafanızı, bize karşı hangi kuvvet, hangi devlet böyle sıkı sıkıya kapadı? Ne olur anlatın bana!
Sayfa 69·Kitabı okudu
Tarih
Şimdi kendi kendime hayıflanıyorum: Allah'ım diyorum, biz hafızasını yitiren, tarih şuurunu kaybeden yeni nesiller yetiştiriyoruz. Bu esaretten daha kötü, ölümden daha beter!
Tarih
Sizin bir mısranızı hatırlıyorum: Türkçemizden "ses bayrağımız" diye bahsediyorsunuz. Ne kadar doğru ve güzel. Türkçe bizim ses bayrağımızdır. Bu bayrağı, bizim analarımızın, bizim milletimizin dili dalgalandırıyor. Sizin nefesiniz değil...
Sayfa 14·Kitabı okudu
Tarih