Bin Damla Gözyaşı
8/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2025 125. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2025 15:30
Daha önce 'Sadako' kitabını okumuştum.O kitap oldukça ince idi.Gelelim 'Bin Damla Gözyaşı'na...Çevirmen Ümmühan Çiftçi'ye özellikle teşekkür ediyorum. Yabancı eserlerdeki en önemli 3 sorun: sözcük seçimi, çeviri diline olan yatkınlık ve tecrübe.Eserde bunların hepsi mevcut.Portakal Kitap ve çalışanlarını kutluyorum.
1000Kitap
Bin Damla GözyaşıAya Kito · Portakal Kitap · 2016430 okunma
10/10
·46 syf.··
Beğendi
·
2024 301. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2024 00:00
"TANIDIĞIM TÜM HAYVANLAR" "Hayat, seçimlerden ibarettir. Bu sebeple herne yaşadıysam yaşamış olayım aslında bunu benim seçtiğim hakkındaki tüm sorumluluğu kabul ediyorum." Hayatta insanı en çok zorlayan şeylerden biri kendiyle yüzleşmektir. Kimi zaman başkalarını mutlu etmek uğruna kendimizi ihmal ederiz. Kimi zaman da duygularımızı bastırıp, kendi ihtiyaçlarımızı görmezden geliriz. Ta ki zihnimiz ve bedenimiz buna daha fazla dayanamayıncaya dek... Kitap, tam da bu süreci anlatıyor bizlere. Bir anksiyete yolculuğundan kabul ve iyileşmeye uzanan içsel bir hikâye… Yazar, hayatın bir döneminde kendini yalnızlıkla baş başa buluyor. Ve bu yalnızlığı evinde bulunan, çoğu zaman farkına bile varmadığımız hayvanlarla paylaşmaya başlıyor. Ama bu konuşmalar, sadece onların diliyle değil… Kendi iç sesiyle… İlk olarak karınca Mr. A ile tanışıyoruz. Yatağının kenarındaki duvarda, odadan hiç çıkmadan yaşayan bir karınca… Bu haliyle önce şaşkınlık yaratıyor, ama sonra fark ediyor ki: Kendisi de tıpkı o karınca gibi, tanıdığı alandan uzaklaşmaktan korkuyor. İlk kabulleniş burada başlıyor: “Evet, ben de korkuyorum.” Sivrisinek Kito ile değer görme ihtiyacı sorgulanıyor. Örümcek Sipi ile yalnızlık ve hayattan vazgeçme hali yüzeye çıkıyor. Her hayvanda, yazar kendinden bir parça buluyor ve geçmişte bastırdığı duygularla yüzleşiyor. Ardından karşımıza çıkan kediler... Asil karakteriyle Albus, kurallar ve egolar üzerine düşündürüyor. Zamanında ne kadar sert kurallar koyduğumuzu, bu uğurda nelere sırt döndüğümüzü hatırlatıyor. Ve belki de ilk defa o kurallar yüzünden kaybedilen şeyleri affederek geçmişe bir selam gönderiliyor. Taylor ise başka bir şey öğretiyor: "Sevdiklerine vakit ayırmayı unutmamak…" Çünkü zaman geçiyor ve kalan sadece anılar oluyor. Son olarak Suki… Yazarın, bu
Edebiyat
Tanıdığım Tüm HayvanlarÜmit Gül · İkinci Adam Yayınları · 202315 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bin Damla Göz Yaşı
10/10
·264 syf.··
2025 3. kitabı
14 yaşında amansız bşr hastalığa yakalanan Aya'nın hikayesi. Gerçek bir hikaye ! Tam 11 yıl hastalıkla mücadele eden Aya ve fedakar annesinin mücadelesini, Aya'nın yazdığı günlüklerden ojuyacaksınız. Hikaye keşke mutlu sonla bitseydi. Ama olmadı. Okurken burnunuzun direği sızlayacak,boğazınızda dev bir yumru oluşacak...
Bin Damla GözyaşıAya Kito · Portakal Kitap · 2016430 okunma
6/10
·178 syf.··
2025 6. kitabı
3/5 Stars (%65/100) This volume focuses entirely on the fight between Okita Soji and Susanoo. It is one of the best swordsmanship fights and even though I enjoyed it, I feel like it is stretched out a bit. It ends with a major cliffhanger and in the next volume, I believe the fight will finally end and we'll move on. I'm still rooting for Soji as I liked his backstory as well. Overall, it was a nice volume but not as strong as the previous ones.
Record of Ragnarök #23Takumi Fukui · コアミックス · 20242 okunma
6/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
İlk okuduğum mangadan hemen sonra bu kitaba başladım. Abartılı bir pandemi süreci geçiren bir neslin hikayesini anlatıyor. Açıkçası, okurken pandemi dönemini fazlasıyla hatırlattı ve zaman zaman tetikleyici bir etki bıraktı.
Yeni Normal - Cilt 1Akito Aihara · Komik Şeyler Yayıncılık · 202280 okunma
Spoiler içerir
8/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2024 22. kitabı
"Geyşa" kelimesini ilk duyduğumda "Amazon" yani "Savaşçı kadın" gibi bir anlamı var zannetmiştim. Halbuki "Geyşa" japon kültüründe varlıklı adamları eğlendirmek için şarkı söylemek, enstrüman çalmak, dans etmek, iyi makyaj yapmak, güzel giyinmek, güzel davranış gibi şeylerin eğitimini alan, okio denilen yerlerde yaşayan kadınlara verilen isimmiş. Geyşalar fahişe mi diye soracak olursanız; pek sayılmaz diyebilirim. Öyle önüne gelenle yatmıyorlar. Kendilerini ağırdan satıyorlar. Bekaretlerini en çok para veren kişiye verdikleri gibi de bir gerçek var. 1930'lu yıllar... Dokuz yaşındaki Chiyo ve kendisinden üç-beş yaş büyük ablası Satsu'nun anneleri hasta babaları ise yaşlıdır. İşte bu sebepten Deniz Ürünleri Şirketleri Yöneticisi Bay Tanaka'ya gün doğmuştur ve kızları ailelerinden alması kolay olmuştur. Chiyo bir okiya'ya Satsu bir okiya'ya... Chiyo hizmetçilik, Satsu ise fahişelik yapmaya zorlanmıştır. Ne dersiniz birbirlerine kavuşabilecek mi iki kardeş? Yoroido'dan Kyota'ya gelen iki kardeş sarsak evlerinin özlemine dayanabilecek mi? Hizmetçi küçük kız Chiyo kendisine dondurma ısmarlayan başkanla tanışınca neler hissedecek? Geyşa olmak istemeyen Chiyo neden fikir değiştirir ve geyşa olabilmek için dua eder? Hatsumomo isimli Geyşa neden Chiyo'yla uğraşır? Okia'daki anne ve büyükanne Chiyo'yu neden borçlu ilan eder? Mameha Chiyo'nun Hatsumomo ise balkabağı lakaplı kızın ablası olmuştur. Sizce hangi ikili daha popüler geyşa olarak devam edecekler hayatlarına? Chiyo çırak geyşa olduğu sıralarda ne kadar başarılı olacaktır? Geyşa ismi Sayuri'ye alışabilecek midir? Sayuri bekaretini Mameha'nın dediği gibi yüksek fiyata satabilecek midir? Kitabı sevdim. Hatsumomo'nun kıskançlıkları "Bir dur be kadın" dedirtti bana. Chiyo'nun kendisine merhamet edene duyduğu sevgi ne
Bir Geyşanın AnılarıArthur Golden · Altın Kitaplar · 20063,708 okunma