İslamda nikah yoluyla seks;helaldir,teşvik edilmiştirve sevaptır
10/10
·768 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
Cinsellik, insan için yalnızca biyolojik bir üreme mekanizması ya da basit bir bedensel deşarj yöntemi değildir; fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal esenliği bütünüyle tamamlayan çok boyutlu, fıtri bir varoluş alanıdır --- Doğru yaşandığında cinsellik, doğanın insana sunduğu en güçlü haz, arınma ve şifa kaynağıdır. Uyarılma ve orgazm anında beyindeki 30'dan fazla bölge aynı anda aktive olur. Beyin adeta kendi doğal eczanesini devreye sokarak dopamin (coşku ve motivasyon), oksitosin (bağlanma ve sevgi), endorfin (doğal ağrı kesici ve huzur) ve serotonin (mutluluk ve tatmin) hormonlarını muazzam bir nörokimyasal şölenle kana karıştırır. Cinselliği bu derece harika ve tatmin edici bir lezzete dönüştürür --- İslam dini, cinsel doyumun ve hazzın sadece erkeğin değil, kadının da en doğal hakkı olduğunu savunur. Peygamberimiz (s.a.v.), eşlerin birbirini hazırlamadan, oynaşmadan ve cilveleşmeden "hayvanlar veya kuşlar gibi" doğrudan ilişkiye girmesini yasaklamış; öpüşme, dokunma ve tatlı sözlerle yapılacak ön sevişmeyi sünnet olarak hayatımıza katmıştır. İlişki esnasında acele edilmemesi, kadının da tatmin olmasının beklenmesi ve birleşmeden sonra hemen çekilmeyip bir süre ten tene kalınması (son sevişme) tavsiye edilmiştir. (Not: Yorum AI tarafından yapıldı, istem ve kaynakları ben verdim, dileyene detaylı olarak bilgi verebilirim)
Cinsellik
Evlilik ve Cinsel HayatAsım Uysal · Uysal Yayınevi · 200291 okunma
10/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 20:27
Loretta Graziano Breuning’in Mutlu Beyin kitabı, mutluluğun dış koşullardan çok beynimizin ürettiği dört temel kimyasalla bağlantılı olduğunu anlatır: dopamin, serotonin, oksitosin ve endorfin. Yazar, bu kimyasalların kalıcı değil, belirli durumlarda kısa süreli olarak salgılandığını ve insanların bunları sağlıklı alışkanlıklarla artırabileceğini savunur. Dört mutluluk kimyasalı 1. Dopamin (Başarma ve ödül duygusu) Bir hedefe yaklaştığımızda veya bir başarı elde ettiğimizde salgılanır. Küçük hedefler koyup bunlara ulaşmak dopamini artırır. 2. Serotonin (Değerli ve güçlü hissetme duygusu) Saygı gördüğümüzde, katkıda bulunduğumuzu hissettiğimizde yükselir. Geçmiş başarıları hatırlamak ve öz güven geliştirmek serotoninle ilişkilidir. 3. Oksitosin (Güven ve bağ kurma duygusu) İnsanlarla samimi ilişkiler kurduğumuzda, güven verdiğimizde ve destek gördüğümüzde salgılanır. 4. Endorfin (Rahatlama ve ağrıyı azaltma duygusu) Egzersiz, kahkaha ve bazı fiziksel aktiviteler sırasında salgılanarak kişinin kendini daha iyi hissetmesine yardımcı olur. Kitabın ana mesajı, mutluluğun sürekli bir durum olmadığıdır. Beynimiz bu kimyasalları kısa süreli ödüller olarak üretir. Bu nedenle gerçek “kurtuluş”, sürekli mutluluk aramak değil; dopamin, serotonin, oksitosin ve endorfini destekleyen alışkanlıkları düzenli olarak hayatımıza yerleştirmektir. Böylece kişi dış şartlara tamamen bağımlı olmadan daha dengeli, güçlü ve tatmin edici bir yaşam kurabilir.
Mutlu BeyinLoretta Graziano Breuning · Aganta Kitap · 20171,133 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·800 syf.··
2026 6. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 01:18
Sapolsky'nin 700 sayfalık bu devasa nörobiyoloji, endokrinoloji, sosyoloji ve evrimsel tarihi öylesine derinlemesine ve detaylarla anlatmıştır ki sayfalar ilerledikçe beyniniz yeni kelimelerin saldırısıyla sinapslar arasındaki etkileşimler ve dallanmalar büyük bir patlama yaratır. Davranış kitabı genel olarak insan doğasını, neden X davranışı 1 saniye (nörobiyoloji), dakikalar/günler önce(endokrinoloji), aylar/yıllar önce(nöroplastisitite), çocukluk/anne karnı(epigenetik), yüzyıllar/binyıllar önce(kültür ve evrim) ekseni etrafında çevrenin, hormonların, kültürün, geçmiş deneyimlerin, travmaların, genlerin ve daha birçok nedenin davranışlarımız üzerindeki etkilerini ve sonuçlarını biyolojik bir dille anlatır. Popüler bilimin bize yalan olarak dayattığı efsaneleri yıkar. Bunlardan en ilginci testesteronun tek başına saldırganlık yarattığı safsatasıdır. Benzer şekilde sevgi hormonu olan oksitosin hormonunun kendi grubumuzdan olanlara karşı şefkati arttırırken bizden olmayanlara karşı nefreti ve yabancılık düşmanlığını korukleyebilir. Kitapta en dikkat çekici kısım tabi ki özgür irade illüzyonudur. Suç, ceza, irade ve ahlak kavramlarını masaya yatırır ve özgür irade dediğimiz kavramın aslında henüz mekanizmasını ve işleyişini cozemedigimiz bir biyolojik ve historik faktörlerin toplamı olduğunu savunur. Kısacası nöroloji, psikoloji, endokrinoloji, sosyoloji gibi alanlara karşı ilginiz var ve bedenimizin bir davranışı gerçekleştirmemizin arkasında yatan nihai nedenlerin ne olduğunu öğrenmek ve de sapolsky'nin hafif ironik dille yazdığı bu bilgi hazinesini okumak isterseniz kaçırmayın derim. Kitap 700 sayfa olduğundan bir çırpıda bitiremeyebilirsiniz. (yaklaşık 2 ayda bitiren ben) Herkese iyi okumalar şimdiden.
DavranışRobert M. Sapolsky · Pegasus Yayınları · 2021117 okunma
7/10
·198 syf.··
2026 58. kitabı
Aslında hepimizin sırtında taşıdığı o gizli yük var ya... Her an çok iyi olmalıyım, hep mutlu kalmalıyım baskısı... İşte Mutlu Beyin kitabı tam da o yükü yavaşça yere bırakmamı sağladı diyebilirim. Kitabı okurken kendimi sürekli "Yalnız değilmişim," derken buldum, o yüzden bende bıraktığı his gerçekten çok başkaydı. Yazar Loretta Graziano Breuning, beynimizdeki o meşhur mutluluk kimyasallarını —dopamin, serotonin, oksitosin ve endorfin— öyle laboratuvar havasında anlatmıyor. Tam tersine, günlük hayattaki o sıradan iniş çıkışlarımızla bağdaştırıyor. Mesela bir şeye heveslenip ulaştığımızda hissettiğimiz o harika duygunun neden hemen söndüğünü açıklıyor. Eskiden buna üzülür, bende bir tatminsizlik var sanırdım. Ama meğer beyin yapımız tam olarak böyleymiş; o hormon görevini yapıyor, bizi yeni adımlar atmaya teşvik etmek için yerini sakinliğe bırakıyor. Bunu fark etmek, kendime yüklenmeyi bırakmamı sağladı. Bir de tabii o hep kaçmaya çalıştığımız stres hormonu kortizol var. Onun bile aslında bizi korumak için çırpınan bir alarm sistemi olduğunu görmek zihnimdeki pek çok taşın yerine oturmasına yardım etti. Yani yazar bize sihirli bir değnek sunmuyor, “Her şey mükemmel olacak.” gibi içi boş vaatlerde bulunmuyor. Sadece kendimizle barışmamız için kendi biyolojimizin çalışma mantığını fısıldıyor. Kitabın sonundaki o yeni alışkanlıklar edinme rehberi de öyle havada kalan cinsten değil, sakin sakin hayatın içine serpiştirilebilecek cinsten. Açıkçası eğer siz de ara sıra gelen o anlamsız huzursuzluklarla ne yapacağınızı bilemiyorsanız, kendinizi eleştirmekten biraz yorulduysanız bu kitaba bir şans verin derim. Kitap bittiğinde, kendi içinize çok daha yumuşak, çok daha şefkatli bakmaya başlıyorsunuz.
1000Kitap
Mutlu BeyinLoretta Graziano Breuning · Aganta Kitap · 20171,133 okunma
Puan vermedi·380 syf.··
2026 62. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 14:54
Dr. Daniel G. Amen’in nörobiyoloji ile psikolojiyi harmanlayan Âşık Beyin adlı eseri, insanın en yüce ve mistik kabul ettiği "aşk" duygusunu yüksek teknoloji ürünü SPECT (tek foton emisyonlu bilgisayarlı tomografi) görüntüleme yöntemleriyle masaya yatıran modern bir nöro-psikoloji çalışmasıdır. Eser, romantik ilişkilerin evrelerini; dopamin, oksitosin ve serotonin gibi nörotransmitterlerin birer katalizör olarak rol oynadığı biyolojik birer süreç olarak tanımlarken, okuru kalbin değil, gri hücrelerin yönettiği bir labirente davet eder. Kitapta aşk, sadece hormonal bir esrime hali değil; partnerlerin beyin kimyalarının birbirini nasıl dönüştürdüğünü, yaraladığını ya da şifalandırdığını gösteren evrimsel ve klinik bir vakadır. Amen, beynin farklı bölgelerindeki aşırı ya da düşük aktivitenin ilişkilerdeki bağlanma, kıskançlık, saplantı ve çatışma dinamiklerini nasıl doğrudan şekillendirdiğini bilimsel bir realizmle belgeler.
Aşık BeyinDaniel G. Amen · Pegasus Yayınları · 201041 okunma
Puan vermedi·488 syf.··
2026 85. kitabı
Pia Mater ile başlayan serinin ikinci kitabından biraz bahsetmek istiyorum. İlk kitabın yanında eklenen karakterler ve olaylar yine bizi duygu, eylem ve zihnimizin kimi tanıdık kimi tanıdık olmayan koridorlarında dolaştırmaya devam ediyor. Kitabın başlarında özellikle çok kafa yorduğum bir bölümün içerisinde epey gezindim diyebilirim. Çünkü okurken insan kendisini düşünüyor. Yıllarca anne ve babası olarak tanıdıgı insanların aslında gerçek ailesinin k&tilleri olduğunu öğrenmek gerçekten başınıza alacağınız en büyük darbeden bile çok daha fazla hasar verebilir insana. Tüm yaşamın yalanın üzerine inşa edilmiş olması insanın içinde bir yerlere çok dokunur diye düşünüyorum. Diğer yandan hafıza üzerine de düşündüm. Bununla ilgili izlediğim filmler kitabın içerisinde de bana hatırlattığı şekliyle, gerçekten de ilginç bir konu kendi adıma. İlk kitapta olduğu gibi serinin ikinci kitabında da hem bilimsel hem de gündelik yaşamımız içerisindeki bir hikayeyle ölçülecek detaylar olması kitabı daha keyifli hale getiriyor. Mesela oksitosin, hem bedensel hem de duygusal bağlarımızı şekillendiren, insan ilişkilerinin temelinde yer alan güçlü bir kimyasalın, içimizdeki binlerce kırık parçayı, sevdiğimiz birine sarıldıktan sonra birleştirecek gücü olan bir hormon olarak burada rastlamak hoşuma gitti. Sadece bu da değil kitabın içindeki hikayenin yanında öğreneceğiniz çok çeşitli bilgiler var.
Arachnoid MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 202011bin okunma