ÖZgülYILMAZ

İdeolojiler siyaset dünyasının haritaları. Haritasız denize açılınır mı? Ama harita tehlikeli bir yolculukta tek kılavuz olamaz. Pusulaya da ihtiyaç var. Pusula: Şuur. Tarih şuuru, milliyet şuuru, kişilik şuuru. İdeolojilerin peşine takılanlar pusulasızdırlar. Gemi ya kayalara çarptı, ya batağa saplandı. İdeolojilerin ışığına göz yumanları sloganlar yönetir. Karanlık kinlerin birbirine saldırttığı çılgın sürülerin savaş çığlığıdır slogan. İlkelin, budalanın, papağanın ideolojisidir. Düşünce ile çığlık bağdaşmaz. Şuurun sesi çığlık değildir. Yabani bağırır, medeni insan konuşur.
Sayfa 95
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Batının en talihsiz fikir adamı bir Ba's-ü bâd-el mevt hayaliyle avunabilir. Türk yazarı böyle bir teselliden de mahrum. Dil, Penolop'un örgüsü, 24 saatte bir sökülüp örülüyor Ba's-ü bâd-el mevt: ölümden sonra diriliş. Çağların zevkine hitap etmeyen yazarlar var Stendhal ve Nietzsche gibi. Bir zaman unutulduktan sonra tekrar sahne çıkar ve kalabalığın gönlünü fethederler
Sayfa 89
Tarih eserlerini iki defa oynarmış: önce trajedi, sonra komedi olarak.
Sayfa 87
Argo kanundan kaçanların dili. Uydurma dil, tarihten kaçanların... Argo korkunun ördüğü duvar, uydurma dil şuursuzların. Biri günahları gizleyen peçe, öteki irfanı boğan kement. Argo yaralı bir vicdanın sesi; uydurdurma dil hafızasını kaybeden bir neslin. Argo, her ülkenin; uydurma dil, ülkesizlerin.
Sayfa 86
Önce burjuvazinin bayrağıdır sol, sonra dördüncü sınıfın... Hürriyettir, terakkidir, musavattır. Sağa türbedarlık düşer, türbedarlık, yani ebedî değerlerin bekçiliği.
Sayfa 80