Hepimiz uyumsuz olduğumuz için birbirimize çarpınca incinip incitiyoruz. Bu senin de sıradan bşr insan olduğun anlamına geliyor. Hepimiz öyleyiz. Yaralayarak yaşıyoruz.
bugün yine annem geldi
evleri ev yapan
o eski telaşıyla içeri girdi
.
kapıyı kapatırken
sanki dışarıda kalan
bütün uğursuzlukları da
kapının dışında bıraktı
.
elinde
her zamanki bez çantası
içinde
iki kalıp sabun
bir şişe limon kolonyası
bir de
hiç eksilmeyen anneliğiyle
ilk işi
ayakkabıları kapının önünde
yan yana dizmek oldu
.
sonra
mutfaktaki musluğu dinledi
“damlatıyor bu…”
dedi
iki parmağıyla sıktı
sanki yalnız suyu değil
hayatımdaki israfı da durdurdu
.
pencere önündeki saksıya bakıp
Nasıl okuyacaktı? Nasıl okunacaktı?
"İkra" okuması nasıl olur, işte o gün tüm cihan anla-yacaktı. Ümmî dedikleri Muhammed, "KÂİNATI OKUYA-CAKTI!"
Hakîkati okuyacaktı!
Ve bizlere de "HAKİKATİ OKUMAYI" öğretecekti!
"İkra" emri; derin bir idrâk çağrısıydı aslında!
İlk vahiy olan "İkra", zâhirde okuma bilmeyen bir kal-bin, hakikati en berrak şekilde kavrayabileceğinin bir de-liliydi.
Rabbimiz bizlere "okumak" nedir öğretiyordu ümmî peygamberiyle.