Dünya'da artık doğal kıtlıklar kalmadı, sadece siyasi kıtlıklar var. Eğer Suriye, Sudan ya da Somali'de insanlar açlıktan ölüyorsa bu bazı siyasetçiler böyle istediği için oluyor.
Dünya'da artık doğal kıtlıklar kalmadı, sadece siyasi kıtlıklar var. Eğer Suriye, Sudan ya da Somali'de insanlar açlıktan ölüyorsa bu bazı siyasetçiler böyle istediği için oluyor.
Dünya'da artık doğal kıtlıklar kalmadı, sadece siyasi kıtlıklar var. Eğer Suriye, Sudan ya da Somali'de insanlar açlıktan ölüyorsa bu bazı siyasetçiler böyle istediği için oluyor.
trrrrum,
trrrrum,
trrrrum!
trak tiki tak!
makinalaşmak istiyorum!
beynimden, etimden, iskeletimden geliyor
bu!
her dinamoyu altıma almak için çıldırıyorum!
tükrüklü dilim bakır telleri yalıyor,
damarlarımda kovalıyor oto-direzinler lokomotifleri!
trrrrum,
trrrrum,
trak tiki tak
makinalaşmak istiyorum!
mutlak buna bir çare bulacağım
ve ben ancak bahtiyar olacağım
karnıma bir türbin oturtup
kuyruğuma çift uskuru taktığım gün!
trrrrum
trrrrum
trak tiki tak!
makinalaşmak istiyorum!
Ayak sesleri duyulur uzaktan ama neyin ayak izleri; bir insan, bir canlı belki de bir makine..
İnceleme girişini Nazım Hikmet’in “Makinalaşmak İstiyorum“ adlı şiiri ile yapmayı uygun gördüm zira bu şiir, kimi yazarlar tarafından Hikmet’in en kötü şiiri olarak görülmüş olsa da bir dönemin sosyolojik ve psikolojik alt yapısının izlerini taşımaktadır. Hikmet’in, bu şiiri 1923‘ te Moskova’da yazdığı biliniyor. Yani sosyalizmin tohumlarının filizlendiği Çarlık Rusya’sının yıkılıp daha birleştirici ve paylaşımcı (Latince, sociare) bir ülkede yazıldı. O dönem fütürist akımın en güçlü olduğu yıllardır ki Hikmet, dizelerinde gelecek insanlarından da bahsetmiştir. Belki de bu şiir o dönemler ülkemizde tam anlamıyla sanayi toplumuna geçilemediğinin ve sanayi insanı olamazsak geleceği hızla değişen dünyayı yakalayamayacağımızı da anlatır.
Sanayi toplumu demek emek ve sermayenin birbiriyle bir bütün halinde harman olabilmesi demektir. Kapitalist sistemin doğuşudur. Kapitalizm, üretim araçlarının (fabrika, toprak, işletme v.s) özel mülke tabii olduğu ve piyasaya göre üretim yapıldığı sosyoekonomik bir modeldir. Bir yanda üretim araçlarına sahip patronlar diğer yanda bu üretim araçlarından yoksun fakat onlara bağımlı, makine çarklarının dişlerinde bulunan işçiler.
İlk dönem sosyalizmin karakteri, sanayi