Keşke yine genç, cahil, özgür, pervasız olsam da dünyaya merakla adım atsam, aç kalıp yol kenarında kiraz atıştırsam, dört yol ağzında “sağa mı sola mı” diye karar vermek için ceketin düğmelerini saysam!
Tüm güzelliklerden bir torba dolusu olsun saklanabilse ve zor zamanlar için bir kenara koyulabilse keşke! (...) Her gün yanımızdan geçip gidiyor dünyanın bereketi; her gün açıyor çiçekler, parlıyor ışık, gülüyor sevinç.
Üzgün olduğumuzda ve hayata katlanamadığımızda bir ağaç şöyle konuşabilir bizimle: Sus! Bak bana yaşamak kolay değil, yaşamak zor değil. Bunlar çocuksu düşünceler.