…halkın kitle halinde bilgiye kavuşturulup kitle halinde öldürüldüğü yirminci yüzyıldakinden daha bol yalancı peygamber hiç bir çağda ortaya çıkmamış; daha çok yalan hiç bir çağda söylenmemiş; daha çok ölüm daha çok yıkım ve daha çok gözyaşı dökülmemiştir.
"Gariptir ama arkada kalanlar bazı ölülere, onlara öbür dünyaya göçünce gösterdikleri ilginin sadece yarısını hayattayken gösterseler, ölüler bu pahalı anıtlardan seve seve vazgeçerlerdi."
Ağlamak uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan gücün son bir feryadıdır. Ağlayamadığımız zamanlar bizde o gücün de yok olduğu vakitlerdir ki, onun yerine geçen tesirli bir sükunet, en şiddetli elem gözyaşlarından daha gönül yakıcıdır.