S

S
@okurmanik
Telaşsız,sakin ve asude bir yaşam...
Ahmet sen kim köpek …
8/10
·128 syf.·
2026 33. kitabı
Bu kitap bana şunu düşündürdü: İnsan bazen en çok sevdiği şeyi kendi elleriyle mahvedebiliyor. Ahmet ile Gülbahar’ın aşkı düşmanlardan değil, Ahmet’in içindeki şüpheden yeniliyor. Ve bu durum kitabın sonunu daha da acı yapıyor. Paşa’nın kızı Gülbahar, sevdiği adam için sarayı da düzeni de bırakıp dağlara çıkıyor. Ahmet için her şeyi göze alıyor. Ama bizim beyefendi daha bir odalı evi yok kızı dağa götürüyor üstüne küçücük bir şüpheyi büyütüp sevdiği kadını yalnız bırakıyor. Bir noktadan sonra gerçekten “salak sen kimsin ya” diye söylenmeye başladım. Çünkü Gülbahar’ın sevgisi dağ gibi büyükken Ahmet’in gururu her şeyi mahvediyor. Hatta bir yerden sonra “bu adam kesin AKREP BURCU” diye düşündüm. O şüphecilik, içine atma, gurur yapma halleri başka açıklanamaz çünkü. Hayır sen kitabın ortasında kendince triplere girmişşin ,daha tutsakken kızla birlikte olmuşsun,sonra yan yana yattığınızda ortaya kılıcı koyuyorsun ,o zaman defolup gitseydin ya millet senin yüzünden galeyana geldi. Yaşar Kemal’in dili ise ayrı güzel. Dağları, rüzgârı, sessizliği anlatışı öyle güçlü ki hikâye masal gibi ilerliyor ama altında çok gerçek bir acı taşıyor. Kitap boyunca insan hem öfkeleniyor hem üzülüyor. Çünkü aslında ortada sevgisizlik değil, güven eksikliği var. Benim için bu kitap: “Birbirini çok seven iki insanın, konuşulmayan korkular yüzünden kayboluşu” oldu. Kitabı bitirdiğimde içimde kalan duygu resmen öfke ve hüzündü. Özellikle Gülbahar’ın yalnız kalışı insanın içine ağır oturuyor. Okuyun ve sinirlenin.
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,1bin okunma
Reklam
Çocuklar her şeyi hisseder:(
8/10
·88 syf.·
2026 31. kitabı
Kitabı okurken beni en çok etkileyen şey Edgar oldu. Kitap boyunca onu sadece meraklı bir çocuk gibi değil, sevilmek ve ciddiye alınmak isteyen yalnız bir çocuk gibi gördüm. Hatta bazı yerlerde gerçekten “gel benim çocuğum ol ben sana sahip çıkarım” hissi yaşattı bana. Çünkü yetişkinlerin arasında olup biteni anlamaya çalışırken sürekli dışlanması ve kandırılması çok üzücüydü. Baron’un Edgar’a yaklaşımını başta sıcak sandım ama aslında onu annesine ulaşmak için kullandığını görmek can sıkıcıydı. Edgar’ın bunu yavaş yavaş fark etmesi ise kitabın en vurucu taraflarından biriydi. Annesine tamamen kızamadım (senin anneliğine tüküreyim dediğim zaman da oldu )çünkü onun da sevgiye ve ilgiye aç olduğunu hissedebiliyorsunuz. ,Ama yine de bir erkek uğruna çocuğuna sürekli bağırması, onu geri plana atması beni rahatsız etti. Edgar’ın yaşadığı duyguların küçümsenmesi içimi acıttı açıkçası. Kitap bana biraz çocukların aslında her şeyi hissettiğini düşündürdü. Yetişkinler sır sakladığını sanıyor ama çocuklar o değişimi, o uzaklığı hemen fark ediyor. Finalde de Edgar’ın biraz büyüdüğünü, çocukluğundan bir şey kaybettiğini hissettim. Okunabilir..
Yakıcı SırStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202551,3bin okunma
Bu hikayede yanan Nişino’mu oldu yoksa kadınlar mı ?
7/10
·176 syf.·
2026 30. kitabı
Kitapta merkezde “Nişino” adında bir adam var ama ilginç olan şu: Hikâyeyi onun ağzından değil, hayatına giren kadınların gözünden okuyoruz. Her bölümde başka bir kadın ve başka bir ilişki görüyoruz. Nişino’nun sürekli aşk araması, bağlanmaya çalışırken bir yandan da gerçek yakınlıktan kaçması biraz o geçmiş yalnızlık ve kayıp hissiyle bağlantılı yorumlanabiliyor. Sanki hep sevgi arıyor ama bulduğu anda da tam tutunamıyor gibi. Ablasının kaybı da onun duygusal boşluğunu büyütmüş olabilir. Ablası evladını kaybettikten ve eşiyle evliliği bittikten sonra intihar eder. Nişino dışarıdan çekici, karizmatik, nazik gibi görünen biri. Ama ilişkiler ilerledikçe onun bencil, kararsız, duygusal olarak mesafeli tarafları ortaya çıkıyor. Kadınlar onu seviyor, bazen bırakmak istiyor ama yine de etkisinden tam çıkamıyorlar. Kitap biraz şu hissi veriyor: “Bir insan neden kendisine iyi gelmeyen birine tekrar tekrar çekilir?” Elinizde varsa okuyun,yoksa almayın :)
1000Kitap
Nişino'nun On AşkıHiromi Kawakami · Budala Kitap · 2025268 okunma
On üzerinden 11 puan…
10/10
·122 syf.·
2026 24. kitabı
Dört Antlaşma benim için kişisel gelişim rafında duran sıradan bir kitap değil; dönüp dönüp okunacak, her okuyuşta insanın kendini yeniden fark etmesini sağlayan bir rehber gibi. Bazı kitaplar bir kez okunur ve biter, ama bu kitap sanki insanın hayatındaki dönemlere göre yeniden anlam kazanıyor. Her cümlesi altı çizilecek kadar güçlü, sade ama etkisi uzun süren bir anlatıma sahip. Özellikle insanın kendine söylediği yalanları, başkalarının sözlerini nasıl yük haline getirdiğini ve zihninde kurduğu gereksiz savaşları fark ettiriyor. Kitabı bitirdiğimde sadece bir şeyler okumuş gibi değil, kendimle ilgili bazı gerçekleri yeniden hatırlamış gibi hissettim. Bence Dört Antlaşma, insanın kendini güncellemesi için belirli aralıklarla tekrar okunması gereken kitaplardan biri. Çünkü her okuyuşta başka bir cümle insanın içine dokunuyor ve hayatın karmaşasında unuttuğu bir şeyi yeniden hatırlatıyor. Okuyun derim…
1000Kitap
Dört AnlaşmaDon Miguel Ruiz · Ötesi Yayıncılık · 202316,2bin okunma
Mizahın kralı Hüseyin Rahmi Gürpınar...
9/10
·224 syf.·
2026 4. kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar,sen gerçekten çok Tatlı ,sempatik bir yazarsın, seninle bir saat karşılıklı oturup sohbet etsem ,hiçbir şeyim ,sıkıntım kalmayacak gibi. Kitap zaten mükemmeldi ama ben Hüseyin Rahmi Gürpınar'a karşı biraz içimden geleni yazmak istiyorum. Hüseyin Rahmi Gürpınar, edebiyatımızda insanı süslemeden anlatan yazarlardandır. Mizahı hafif değil, zekidir; güldürürken toplumun aksayan yerlerini görünür kılar. Sokağı, mahalleyi ve insanı olduğu gibi yazdığı için metinleri hâlâ canlı, hâlâ tanıdıktır. Onu klasik yapan zaman değil, cesaretidir. Okuyun ,Hüseyin Rahmi Gürpınar'ı
1000Kitap
Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda ÖğütürHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,6bin okunma
Reklam