Vietnam Savaşı'na gönderilmiş bir Koreli birliği hikayesini dinlemiştim. Onlar köydeki muhtarlığa kadın, çocuk ve yaşlıları toplayıp hepsini ateşe verip yakmışlar. Savaşta böyle yaptıkları için ödüllendirilen insanlar vardı ve o insanların bir kısmı bu anılarla Goanğcu'ya bizleri öldürmeye geldiler. Cecu Adası'nda, Çin'in kuzey batısındaki Kwantung ve Nanjing'de, Bosna'da ve Yeni Dünya dedikleri Amerika kıtasının her yerinde yaptıkları gibi genlerine işlemiş aynı zalimlikle.
Bütün herkesin bir mucize gibi kendi kabuklarından sıyrılıp solgun çıplak tenleriyle bütünleştiği o anı görünce bu dünyadaki en büyük ve en yüce kalbin, parçalanıp kanayan o kalbin tekrar kusursuzca attığını hissettim. İşte beni etkisi altında alan tam da buydu. Siz bilir misiniz, insanın kendisinin tamamen temiz ve iyi bir varlık olduğunu hissinin ne kadar güçlü olduğunu? Vicdan denilen göz alıcı parlaklıktaki mücevherin alnıma çakılmış gibi olduğu o anın parlaklığını?
… kurtlarla birlikte koşmanın önemi nedir? Önemi, meselenin can damarına saldırmaktır, hayatınızdaki her şeyin tohumlarına ve kemiklerine kadar inmektir, çünkü orası zevkinizin durduğu yerdir; sevincinizin olduğu yerdir; bir kadının Cennet'inin bulunduğu yerdir; olma, gezme, merak etme, yazma, şarkı söyleme, yaratma ve korkmama zamanının ve özgürlüğünün bulunduğu yerdir. Kurtlar bir haz ya da tehlike hali algıladıklarında, önce tamamen hareketsiz kalır. Görebilmek, işitebilmek, orada ne olduğunu, orada en temel formuyla ne olduğunu hissedebilmek için heykel gibi kalır, tamamen odaklaşırlar.
Bir çiftçi toprağa şöyle bir göz atıp ilkbaharda alacağı ürünü hesapladığında gerçek bir çiftçidir. Bir koşucu ilk adımı attığında gerçektir, bir çiçek hala ana kökünde olduğunda gerçektir, bir ağaç hala çam kozalağında tohum olduğunda gerçektir. Yaşlı bir ağaç, yaşayan gerçek bir varlıktır. Hayata sahip olan her şey gerçektir.