Çocukluk ve yaşlılık birbirine benzer . Her iki durumda da , değişik nedenlerle , insan oldukça savunmasız olur ; hâlâ -ya da artık- etkin yaşantının bir parçası değildir , bu da korunaksız , açık bir duyarlılıkla yaşamaya yol açar . Bedenimizin çevresinde görünmez bir zırh oluşması si ergenlik döneminde başlar . Bu zırh bu dönemde oluşur ve ergin yaşam boyunca kalınlaşır . Gelişimi biraz da incininkine benzer , yara ne denli büyük ve derinse , çevresinde oluşan zırh da o kadar güçlü olur . Ama sonra zamanla , çok uzun süre giyilen bir giysi gibi en çok kullanılan yerlerinden yıpranır , dikişleri atar ve ani bir hareket sonucu yırtılır . Başlangıçta hiçbir şey fark etmezsin , zırhının hâlâ seni sıkıca sardığını sanırsın , ama bir gün birdenbire , aptalca bir şey karşısında bir çocuk gibi ne denini bilemeden ağlamaya başlarsın . İkimizin arasında doğal bir fark oluştu derken , işte bunu söylemeye çalışıyordum . Senin zırhının oluşmaya başladığı dönemde , benimki çoktan lime lime olmuştu . Sen benim gözyaşlarıma katlanamıyordun , ben de senin bu ani katılığına.
Olmadığınız bir şeyi olmayı hedeflerseniz, başarısızlığa mahkûmsunuz. Kendiniz olmayı hedefleyin. Kendiniz gibi bakmayı, davranmayı ve düşünmeyi hedefleyin. Kendinize en sadık versiyonunuz olmayı hedefleyin. Kendiniz olma haline kucak açın.Kendinizi onaylayın. Sevin. Bunun için çok çalışın. İnsanlar sizi küçümsediğinde ve sizinle alay ettiğinde, onlara kulak asmayın. Dedikodu çoğu zaman üstü örtük bir kıskançlıktır. Oyalanmayın. Direnme gücünüzü koruyun. Yüzmeye devam edin...
Direnme gücü, dikkatimizin kolayca dağılabildiği bir hayatta odağımızı koruyabilme yeteneğidir. Bedenimiz ve zihnimiz sınıra dayandığında bile yaptığımız işe yoğunlaşmayı sürdürmek, dikkatimizi dağıtmadan, etrafa bakıp birilerinin bizi geçebileceğinden endişe etmeden kendi kulvarımız da yüzmeyi sürdürebilmektir..."