Kudüs kelimesi Hıristiyanlığı hatıra getirir. Fakat ne
Kudüs'te, ne de Filistin'de Hıristiyanlık diye bir mesele
yoktur. Kudüs 'ün Hıristiyanlığı, Ortodoks Petesburg, Protestan
Berlin, dinsiz Paris, Katolik Roma ve Anglikan
Londra'nın politika meselesidir.
Kudüs 'ün yerli meselesi, Yahudi-Arap meselesi: Bir
avuç Yahudi, altı yüz bin Arap!
Yafa'dan Kudüs'e kadar Yahudi Filistin'i birkaç defa
dolaştım. Filistin'in yeni kasabaları ve köyleri Yahudi eseridir.
Bu, yeni değil, yepyeni bir Filistin'dir. Köylerinde akşamları
simokin giyen İngiliz Yahudisi muhtarlık eder. Kırmızı
yanaklı Alman Yahudi kızları dilijanslar üstünde şarkı
söyleyerek bağdan köye döner. Müslüman Araplar ise, bu
efendilerin hizmetindedirler: Üzümü Arap gündelikçi sıkar
ve şarabını semiz Yahudi içer.
Eski Filistin' de Arap köyü bir toprak yığınıdır. B ahçeler
harap, insanlar çıplak, gözler hastalıklıdır.
Yahudi Filistin'de kasabalar, portakal kokuları ile,
düzgün şosalar, frenk incirleri ile çevrilmiştir. Şubat ayında
göğüsleri ve enseleri açık kadınlar, keskin kokulu gül demetleri
ve olmuş portakaııarla süsledikleri zengin otel salonlarında,
gözleri engine daImış, harp sonunu beklemektedirler.
Gözyaşının hiçbir faydası olmadığını anlamak için,
Yahudilerin Kudüs 'te yüzlerce yıldan beri her cumartesi
günü başlarını dayayıp ağladıkları taşı ziyaret ediniz: Yüz lerce yıllık gözyaşı, bu ağlama duvarını bir santim aşındırmamıştır.
Paranın ne büyük kuvvet olduğunu anlamak için ise,
Filistin'de yoğun Arap nüfusunu topraklanndan süren siyonist
sömürgeciliğini görün. Yüzlerce yıllık gözyaşı, bir
külçe altına değmez. Balfur'un bir nutku, Davud'un bütün
mezmurlarından daha tesirlidir. Yahudiler tedhiş (zorlama)