Bir iki saatte okurum ya ben bunu deyip günlerce içinden çıkamadığım, sindire sindire okuyup, dönüp dönüp sayfalarını karıştırdığım bir kitap oldu. Ilk kez bir Çehov kitabı okuyorum.
Çehov öykünün geçtiği hastaneye bizi dikenli yollara sapmadan Patika bir yoldan ulaştırıyor kendi tabiriyle. Hastaneye girdiğimizde karşımıza çıkan altıncı koğuş aslında hikayenin ana karakterlerinin ve felsefenin buluştuğu noktadir. bu kısa öyküde anlatmak istediği çehov'un Rus toplumunda düşünceye felsefeye eleştiriye verilen değerdir bana göre.
Toplum dediğimiz basitleşmiş insan topluluğu, bencilliğe ve duyarsızlığa o kadar alışmış ki, tam tersini yapan bir insan görünce hastalıklı hatta kitaptaki gibi deli muamelesi yapıyor.
" Lanet olası hayat! En acı ve kırıcı olan şey, bu hayatın acılara karşılık olarak mükafatla sona ermemesi. Operadaki gibi zaferle değil ölümle son bulacak olması." Sonu da tıpkı böyle dediği gibi bitiyor..