Asıl değişmesi gereken şey dışarıdaki dünya değil
“Asıl değişmesi gereken şey dışarıdaki dünya değil, dünyaya bakan gözüdür. Çünkü aynı olay bir insanı yıkarken, başka bir insanı büyütebilir. Aynı acı bir insanı karanlığa sürüklerken, başka bir insana görüş kazandırabilir. Farkı oluşturan şey olayın kendisi değil, onu gören şuurdur. Belki de bu yüzden en büyük nimet para, makam veya güç değildir. En büyük nimet doğru görebilmektir. Çünkü insan doğru gördüğünde doğru düşünür. Doğru düşündüğünde doğru karar verir. Doğru karar verdiğinde ise kaderinin içindeki kapılar birer birer görünmeye başlar”
1000Kitap
Biraz önce bir film izledim. İsmi Atlıkarınca. Biz ne kadar şükretsek az. Ne güzel; evde, aile içinde, güvenle büyüdük. Ama bunu yaşayan binlerce çocuk var. “Doğru baba seçmek çok önemli” diye düşünürken eski bir anı gözümde bütün gürültüsüyle canlandı. Sanırım 2020 civarıydı, Covid döneminde hastaneden taburcu olmuştuk. sevgilimle 1 ay pencereden görüşmüşüz çok özlemişiz. 2 yaşında bir kız yeğenim var. Sevgilimi çok seviyordu. “Bulağ, Bulağ” diye peşinden koşuyor, onu görmek için can atıyordu. Bu arada ailelerimiz yoğun bakım sürecinden önce tanışmıştı zaten biz ailece o geceden sonra pozitif olmuştuk. Sevgilim, müstakbel eşim Bulağ taburculuktan sonra ilk fırsatta bir akşam beni görmeye geldi. Hava erken kararıyordu. Yeğenim de onu görmek için ağladığından onu da aşağı indirdim. Arabada geçti hadise.. Kucağına aldı, biraz sevdi. Sonra birlikte markete gittiler. Kaju çok sevdiği için onu sık sık markete götürürdü. “Kaju nerede kızım?” der, benim küçük bebeğim de tarif ederdi. Gidip alırlardı. Neyse, marketten geldiler. Hem kaju yiyorlar hem oynuyorlardı. Bir ara sevgilim beni koklamaya arada yanağımı boynumu öpmeye başladı. Fakat yüzü çok ısındı, dudakları belirgin şekilde sıcacık oldu. Bu sırada bebek de onun kucağında, küçük ayaklarıyla üzerinde geziniyor, zıplıyordu. Sevgilimin, çocuk kucağındayken artan vücut ısısı ve gözlerini kısması beni şüpheye düşürdü. Elimle sertleşip sertleşmediğini kontrol etmek istedim. Aniden elimi tuttu ve itti. Telefonun ışığını açtım. “Bakacağım” dedim. “Ne demek istiyorsun?” diye agresifleşti. Ama ne kadar karşı çıkabilirdi? Işığı açmıştım. Yüzü alı al, moru mor olmuştu. Parmağımın ucuyla dokundum; taş gibiydi. Bebeği apar topar kucağından aldım. Panikle, “Saçmalama, ben öyle biri miyim? Seni özledim, kokunu alınca oldu”
Reklam
Annem gıybet yaparsa detaylı ve polisiye bir romanmış gibi yapıyor, babamda gıybet yapacaksa birisi iyi bir şey yapmışsa bile hayatının en büyük hatasını yapmış gibi anlatıyor. Annem yani stratejik konuşuyor. Bu bana da bulaştı. Ben zaten gıybetten nefret ediyorum ama beş dakikalık bir olayı bir sene içinde olmuş gibi detaylı anlatıyorum. Öyle el hareketlerim var ki olayı mesela doğru yanlış birinden duysam sanki olay yerinde bende vardım.
Bazen hayat bizi o kadar çok sağa sola savuruyor ki, günün sonunda aynaya baktığında karşındaki kişiyi kendine yabancı biri gibi görüyorsun. Sanki bir başkasının hayatını yaşıyormuşsun, sürekli birilerine bir şeyler kanıtlamaya çalışıyormuşsun gibi... Yorgunluk dediğimiz şey de tam burada başlıyor zaten; omuzlarımızdaki yükten değil, aslında kendimiz olmaktan vazgeçtiğimiz için yoruluyoruz. Özüne dönmek dediğimiz şey öyle çok matah, üzerinde uzun uzun konuşulacak felsefi bir olay değil. Sadece durup kendine şu soruyu dürüstçe sormak: "Ben gerçekten ne istiyorum?" Başkaları ne der, ayıp olur mu, yeterince başarılı mıyım, o ne düşünür... Bunların hepsini bir kenara bırak. İnsanlar her zaman konuşacak bir şey bulur, sen en doğrusunu yapsan da bulurlar. O yüzden hayatını onların gözünden değil, kendi içindeki o pusulaya bakarak yaşamaya başlamak lazım.
Edebiyat
Birinin birine nazının geçmesi inanılmaz bir olay Sirf sen istiyorsun diye, hiç mecburiyetinin bulunmadığı bir şeyi yapıyor çünkü göğsünde senin için yaratılmış bir sevgi yumuşaklığı var.
Birinin birine nazının geçmesi inanılmaz bir olay. Sırf sen istiyorsun diye, hiç mecburiyetinin bulunmadığı bir şeyi yapıyor çünkü göğsünde senin için yaratılmış bir sevgi yumuşaklığı var.
Reklam
Reklam