Korku, oldukça gerçekçi bir olayla hem geçmişi hem geleceği ve bir insanın kendini sorgulamasını anlatıyor. Kitabın mantığı oldukça basit, sizin sadece karakter gibi sorgulamanızı istiyor.
Bence puanının düşük olması, benim de eleştireceğim sebeptendir diye düşünüyorum. Bu konu, kitabın belli sayfa dilimlerinde karakterin o durumla ilgili olaydan çıkıp bambaşka bir şey anlatması. Bir anda sorgulama bitiyor ve karakterle sırf bağ kuralım diye yakını veya kendiyle ilgili bir hikaye dinliyoruz. Bazen aşırı geçse de bazen sıkıntıdan öldürcekmiş gibi hissettiriyor. Detaylandırılması çok değerli kılıyor ama keşke odak dağıtıcı şekilde olmasaydı.
Bu kitaptaki olay günümüzde ve özellikle ülkemizde binlerce kez yaşanmıştır eminim. Bir insanın güçsüz hissetmesi ,çaresiz kalması çok kötü ama kitaptaki bu sapmalar olayın kötülük derecesini sizin kafanızda çok daha arkalara atıyor bu yüzden adamın travmalarına ana olaydan çok daha fazla odaklanıyoruz.
Ben bu büyük dezavantaj dışında, kitabın Türkçesine bayıldım. Harika çevrilmiş çevirenin eline sağlık diyorum. Ayrıca basit bir olayın ne kadar derin olayları sorgulatabilceğinin güzel bir örneği. Ben kitabı birazcık da gereken önemi görememiş (underrated) olarak nitelendirebilirim. Umarım hepimiz gerektiğinde doğru aksiyonu alır ve kendimize basit olaylardan ders çıkarırız.
İyi okumalar
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kötü, iyiyi doğurabilir miydi? Var olmak için kötü bir şeye gereksinim duymuş olan iyinin değeri neydi peki? Kötünün ortadan kalkmasıyla birlikte iyi de mi ortadan kalkardı? Daha sonra bu sorulara yanıt aramaktan vazgeçmiştim.