Oldi

Oldi
Derinleşsin ben içerledikçe ruhumdaki sakarlık. #42257405
Sonuçta ne mi oldu? Galiba, şu: Halkın Dostları'nı damgalayan genç İsmet, doğup büyüdüğü toprakların yoksul ve dindar halkına büyük bir sevgiyle bağlandı. Yol açmak için didindiği, yıkıcılıktan korkmadığı 10 yıllık yoğun bir çabanın sonucunda, galiba halkı ileriye doğru değiştiremeyeceğini düşündü ve ondaki yerleşik değerleri geriye doğru derinleştirerek bir toplumsal çıkış yolu bulunabileceğine inandı. Yıkacaklarının altında kalabileceğimizi mi sandı acaba? Belki. Bu geldiği "uç"ta yalnızdı. Tanpınar'ın çocukluğunda karlı bir günde dışarıyı seyrederken birdenbire "bir gün kendime rastladım" dediği bir ruh haliyle baş başa kaldı. Bütün bunlar onu belki düşünsel yoksulluktan kurtardı, ama dine ve çok tuhaf boyutlar kazanan bir metafiziğe de mahkûm kıldı. İsmet ilerici bir denge kuramadı. Ama o dengesizlik ve içtenlik, içindeki fırtınayla, boğucu sıcaklarda patlayan sağanaklarla birlikte özel bır katkı yarattı. 1962-1972 mesaisi, diyelim. Bir zirve olarak Halkın Dostları, ayı zamanda bir nokta oldu. Etkisiz kalmadı, dönemini de sarstı. Sonrası çok başka bir hikâyedir ve o, bu muhteşem 10 yılı konu eden çalışmamızın dışında kalıyor Halkın Dostları ile sosyalizme ve devrimciliğe veda eden İsmet Özel, 10 yıllık inanılmaz mesaisiyle ve katkısıyla, Türkiye devrimci hareketinin bir pırlantasıdır. O genç adam içimizdedir. Diğer genç arkadaşlarıyla birlikte. Ama "sonrası kalır" demişti ya Edip Cansever, sonrası kalmıştır.
Sayfa 335
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”

Oldi

, bir kitap okudu
Puan vermedi·234 syf.·
2025 5. kitabı
Nazım Hikmet Ran
9.1/10 · 3.695 okunma
İsmet Özel şiir için yani şiir diyebilmek için bir kıstas koymuş kendine cebinde taşımak ve sesli okuyabilmek. Ben de bunu benimsedim aldım. Bir şiiri sessiz de okurken içimde yükselen o ses ve yankı varsa evet bu şiir olmuş diyorum. Bu durum daha önceden şiirde aradığım estetik zevkini, imgeyi, müzikal tınıyı geri plana attı. Bir yerde bağrılması gerekiyorsa şiir orada susmamalı. Nazım'ın şiirlerini okurken bu yüzden keyif alıyorum. Bir közün dibinde dinlenen nasihat ve aşk hikayeli şiirler ya da yiğitlik efsaneleriyle bütünleşmek istemiyorum. Aksine buz gibi dağın zirvesinde kendine bir mahşer kurup zerresine kadar hesaplaşan, hesap sorduran bağıran bir şiir arıyorum. Yakama yapışan şiiri arıyorum. Belki de içimde büyüyen bir öfke taşması gereken sabır ve dayanılmazlık var..
2 yaş sendromu her şeyi reddetmek galiba Gülce, 'benimle oyun oynar mısın?' diyor. 'Oynarım, peki sen benimle oyun oynar mısın?' diyorum. 'Oynamıcam' diyor.
Yalan kuvvetliye söylenir ben kuvvetsizim.