Nermin perdeleri kapıyordu. Dış dünya ile ilişkileri kesme vakti gelmiş: "Bugün ne yaptın canım?" zamanı yaklaşmıştı demek. Turgut birden, günü anlatarak tekrar etmenin getireceği yorgunluğu duydu.
İçinde birden, hepsini okuyup bitirme ateşi yandı: kitapları her görüşünde yanan eski ateş. Kaç sayfa eder hepsi? Bin sayfa, beş bin sayfa, on bin sayfa. Bir sayfa kaç dakikada okunur, yemek ve uyku saatleri çıkartılırsa geriye kaç gün kalır, cumartesi, pazar ve bayramlar için daha uzun süre konursa... İstersem yutarım hepsini. Okuldaki günleri aklına geldi: böyle, hırsla eline aldığı kitapların beş on sayfasını okuduktan sonra içinin bir balon gibi nasıl söndüğünü hatırladı. Bir kitabı bırakır ötekine saldırırdı. Bu ümitsizce çırpınış, bütün kitapların yüzüstü bırakılması ile sona erer, büyük bir utanç ve hayata dönüş buhranları gelirdi arkasından.