Yeni Hayat bana hep bu kitabı bilip okuyanların ama genellikle sadece ilk cümlesini duyanların, elimdeki her kitaba “O kitap bu kitap mı?” diye sormalarını; ardından da gençliğimizin verdiği heyecan ve ukalalıkla üzerinde zıpırca tepindiğimiz, bir sürü romandan, filmden, insandan bahsettiğimiz tatlı sohbetleri hatırlatır.
İlk cümlesi: “Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti.”dir. Evet, roman böyle başlar.
Bir kitapla hayatı değişenlerden olamadık biz Can, sen de hiç olma dilerim. Enlerin, ilklerin, teklerin dünyasını ben pek güvenli bulmam. Ama belki de huzur oradadır, kim bilir? (Bilemiyorum Olric.) Neyse, dur. Buradan açılmayayım.
Kitabın kabaca konusunu söyleyip kapatacağım ben — Yeni Hayat’a bu yakışır —: Üniversite mühendislik öğrencisi anlatıcımız, okuduğu bu Yeni Hayat kitabından çok etkilenir ve o yeni hayatı bulmak için yollara düşer. Otobüsler, duraklar, kazalar, kasabalar… Arayıştayız. Kemerini tak. Sulandırıyorum, evet farkındayım.
Sulandırasım var, kitabı yeni kapattım. Ve bu kez bu kitap beni o kadar gülümsetti, o kadar güldürdü ki… Karanlık, dramatik, sıkıcı diyenlerle çarpışabilirim. Yok ya, şaka şaka, ne çarpışacağım bir kitap için
Kurgusal ve biçimsel anlamda bence çok kuvvetli, zeki, oyunsu; iyi bir roman Yeni Hayat. Sezgisel, şiirsel, imgesel, dolaylı ve çok katmanlı… Seviyordum, yine pek sevdim ve bu kez daha çok eğlendim. Dilerim doğru zamanda buluşursunuz Can.